Kremlin’in üst düzey bir yardımcısı, geçtiğimiz hafta düzenlenen G7 Zirvesi’nde Avrupalı liderlerin ABD Başkanı Donald Trump’ı "zehirli fikirlerle" doldurduğunu öne sürdü. Ancak aynı yetkili, Trump’ın güçlü bir lider olduğunu ve kendi fikirlerine sadık kaldığını da sözlerine ekledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dış politika danışmanı Yuri Uşakov, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Avrupalı liderlerin Trump’ı etkilemeye çalıştığını, ancak başarılı olamadıklarını savundu. Uşakov, "Avrupalılar muhtemelen Trump’a bazı zararlı fikirler pompaladılar, ama Trump güçlü bir lider ve kendi fikirlerine sahip çıkıyor" ifadelerini kullandı. G7 Zirvesi, 11-13 Haziran tarihleri arasında Kanada’nın Quebec kentinde gerçekleşmişti.
G7 Zirvesi’nin Ardındaki Gerilim
Zirve, özellikle ticaret savaşları ve İran nükleer anlaşması konularında ABD ile diğer G7 üyeleri arasında ciddi görüş ayrılıklarına sahne olmuştu. Trump, Avrupa Birliği ve Kanada’ya uyguladığı çelik ve alüminyum tarifelerini savunurken, diğer liderler bu politikaları sert bir dille eleştirmişti. Ayrıca ABD’nin İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilmesi, Avrupalı liderleri hayal kırıklığına uğratmıştı. Zirvenin ardından yayınlanan ortak bildiride, ABD’nin imzası bulunmuyordu. Trump, zirve öncesi yaptığı açıklamalarda, Putin ile görüşmeyi dört gözle beklediğini belirtmiş, bu da Avrupalı liderler arasında endişeye yol açmıştı. Uşakov’un açıklamaları, bu zaten gergin olan atmosferde yapıldı.
Rusya’nın G7’ye Dönüş Tartışmaları
Uşakov’un yorumları, Rusya’nın G7’ye olası dönüşü konusundaki tartışmaların da yeniden alevlenmesine neden oldu. ABD Başkanı Trump, zirve öncesinde Rusya’nın yeniden G7’ye katılması gerektiğini söylemişti. Ancak Almanya ve diğer Avrupalı liderler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırgan politikaları nedeniyle bu fikre sıcak bakmıyor. Kremlin, G7’yi ‘modası geçmiş’ bir platform olarak nitelendirirken, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi alternatif yapıları ön plana çıkarıyor. Uşakov, Trump’ın ‘Rusya yanlısı’ olduğu yönündeki eleştirileri de reddederek, “Trump pragmatik bir liderdir ve ABD çıkarlarını korur” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk dış politikası açısından iki önemli boyutuyla değerlendirilebilir. Birincisi, Rusya-ABD ilişkilerindeki iniş çıkışlar, Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de enerji ve savunma alanında iş birliği yaptığı Rusya ile olan dengeli politikasını doğrudan etkiliyor. Kremlin’in Trump’ı Avrupalılara karşı koruma refleksi, Moskova’nın Washington’la potansiyel bir yakınlaşma arayışında olduğunu gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin Suriye, enerji ve savunma gibi konularda iki büyük güç arasında manevra alanını daraltabilir. İkincisi, G7’nin Rusya’sız devam eden yapısı, küresel yönetişimde Batı ittifakının giderek parçalandığını ortaya koyuyor. Türkiye, alternatif platformlarda (BRICS, ŞİÖ) daha aktif rol alarak bu dönüşümden avantaj sağlamaya çalışabilir. Ancak Ankara’nın NATO ve AB üyelik süreciyle uyumlu bir denge kurması gerekiyor.