Kraliyet Donanması, Rusya'nın Birleşik Krallık kıyılarına yönelik deniz faaliyetlerinde son dönemde yüzde 25'lik bir artış yaşandığını duyurdu. İngiliz Deniz Kuvvetleri'ne bağlı savaş gemileri ve denizaltılar, Temmuz ayı boyunca Rus savaş gemilerini ve denizaltılarını izlemek için toplam 21 gün görev yaptı. Bu rakam, Soğuk Savaş sonrası dönemin en yüksek aylık takip süresi olarak kayıtlara geçti. İngiliz yetkililer, artan aktivitenin Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla bağlantılı olduğunu ve Moskova'nın NATO ülkelerine yönelik gözdağı politikasının bir parçası olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Rusya'nın İngiltere kıyılarındaki varlığı artıyor
Kraliyet Donanması'nın açıklamasına göre, Rusya'ya ait savaş gemileri, denizaltılar ve yardımcı gemiler, İngiltere'nin Manş Denizi ve Kuzey Denizi'ndeki karasularında daha sık görülmeye başlandı. Özellikle Temmuz ayında, Rusya'nın Kuzey Filosu'na ait gemilerin İngiltere kıyılarına yakın bölgelerde tatbikat yaptığı ve denizaltıların kritik iletişim kablolarının bulunduğu derin sularda hareket ettiği tespit edildi. İngiliz devriye gemileri, bu faaliyetleri sürekli olarak takip ederek ulusal güvenliği sağlamak için önlemler aldı.
NATO'nun Kuzey Atlantik'teki deniz gücüne meydan okuma
Rusya'nın bu artan faaliyeti, NATO'nun (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Kuzey Atlantik bölgesindeki deniz gücüne yönelik bir meydan okuma olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Rusya'nın İngiltere'ye yönelik bu gösterisinin, 2014'te Kırım'ın ilhakından bu yana en cüretkar adım olduğunu ifade ediyor. Aynı zamanda, Rus denizaltılarının İngiltere'nin kuzeybatısındaki denizaltı üssü Clyde'deki nükleer caydırıcılık filosunu hedef alabileceği düşünülüyor. Kraliyet Donanması yetkilileri, bu durumun 'yeni normal' olabileceği uyarısında bulunarak, maliyet ve personel ihtiyacının arttığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın İngiltere kıyılarındaki artan deniz faaliyeti, NATO'nun kuzey kanadında yeni bir gerilim yaratırken, Türkiye'nin Karadeniz'deki deniz güvenliği açısından da dolaylı etkiler taşıyor. Rusya'nın daha agresif bir deniz politikası izlemesi, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesindeki dengeyi de etkileyebilir. Türkiye, NATO üyesi olarak ittifakın dayanışmasını desteklerken, gelişmeleri yakından izliyor. Ayrıca, Rusya'nın denizaltı tehdidinin artması, Karadeniz'deki Türk Deniz Kuvvetleri'nin caydırıcılığını güçlendirme ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu durum, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli üretim çabalarını da hızlandırabilir.