Avustralya'da mali müşavirlik devi KPMG, geçtiğimiz yıl yaşanan ve hükümetin vergi planlarına ilişkin gizli belgelerin sızmasıyla sonuçlanan skandalda, olayı ifşa eden ihbarcıdan resmen özür diledi. Şirket, parlamentonun yürüttüğü soruşturma kapsamında bugün (Cuma) üst düzey yöneticilerinin ifade vermesi öncesinde yaptığı açıklamada, etik ihlallerini kabul etti ve kamuoyundan özür diledi. Bu gelişme, ülkede büyük danışmanlık firmalarının hükümetle olan ilişkilerine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Skandalın perde arkası
Olay, KPMG'nin eski çalışanı ve ihbarcı Peter Nash'in, firmanın Avustralya Vergi Dairesi'ne (ATO) sızdırdığı gizli bilgileri ifşa etmesiyle ortaya çıktı. Nash, KPMG'nin ATO'nun vergi kaçakçılığına yönelik denetim stratejilerini ele geçirerek müşterilerine avantaj sağladığını iddia etmişti. Sızan belgeler, firmanın yüksek gelirli bireylere yönelik vergi planlaması hizmetlerinde kullandığı iç bilgileri içeriyordu.
Avustralya Parlamentosu'nun kamu hesapları komitesi, bu iddiaları araştırmak üzere geçtiğimiz ay resmi bir soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında KPMG yöneticileri, dün ve bugün olmak üzere iki gün boyunca milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Komite başkanı, şirketin 'etik olmayan davranışlarının' boyutunun endişe verici olduğunu belirterek, benzer olayların diğer danışmanlık firmalarında da yaşanıp yaşanmadığının araştırılacağını söyledi.
KPMG'nin Avustralya CEO'su Andrew Yates, ifadesine başlarken yaptığı açıklamada, 'Yaşananlar kabul edilemez. Bu olay, kurumsal değerlerimize aykırı bir davranıştır ve tüm paydaşlarımızdan içtenlikle özür dileriz' dedi. Yates, ayrıca firmanın iç denetim mekanizmalarını güçlendirdiğini ve benzer bir olayın bir daha yaşanmaması için gerekli önlemleri aldıklarını ifade etti.
Danışmanlık sektörünün itibarı tehlikede
Bu skandal, sadece KPMG'nin değil, aynı zamanda 'Büyük Dörtlü' olarak bilinen diğer denetim ve danışmanlık şirketlerinin (Deloitte, EY ve PwC) de itibarını zedeledi. Avustralya'da hükümet, bu firmaların kamu hizmetlerine erişimini kısıtlama sinyali verdi. Maliye Bakanı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Bu olay, danışmanlık firmalarının hükümetle olan ilişkilerinde şeffaflığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu tür davranışlar, kamu güvenini sarsar ve hukukun üstünlüğüne zarar verir' dedi.
Uzmanlar, benzer skandalların dünya genelinde de görüldüğünü ancak Avustralya'daki bu vakanın, danışmanlık firmalarının etik kurallarının ne kadar zayıf olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor. Özellikle, firmaların aynı anda hem hükümete denetim hem de danışmanlık hizmeti sunmasının çıkar çatışması yaratabileceği eleştirisi dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de uluslararası denetim ve danışmanlık firmalarının kamu ihale ve projelerindeki rolü zaman zaman tartışma konusu olmaktadır. KPMG'nin Avustralya'daki bu skandalı, özellikle denetim ve danışmanlık hizmetlerinde etik kuralların önemini hatırlatmaktadır. Türkiye'de benzer firmaların faaliyetlerinin denetlenmesi ve şeffaflık standartlarının güçlendirilmesi, kamu güveninin tesisi açısından kritik görünmektedir. Ayrıca, bu tür uluslararası skandalların, küresel danışmanlık sektörüne yönelik düzenlemeleri de beraberinde getirebileceği göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye'nin de bu düzenlemelere uyum sağlaması gerektiği değerlendirilmektedir.