ABD Kongresi'nin yaz tatiline girmesiyle birlikte Wall Street'te ralli başlıyor. Yeni bir araştırma, yasa koyucuların aktif olduğu dönemlerde hisse senedi piyasalarının daha yüksek oynaklık yaşadığını, buna karşılık Kongre tatile çıktığında ise fiyatların belirgin şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Bu durumun ardında yatan temel etken, siyasi karar alma süreçlerinin yatırımcılar üzerinde yarattığı düzenleyici belirsizlik. Yani, politikacılar ne kadar çok yasa çıkarırsa, piyasalar o kadar dalgalanıyor. Tatil dönemlerinde ise bu belirsizlik ortadan kalktığı için yatırımcılar rahat bir nefes alıyor ve hisse senetleri yükselişe geçiyor.
Yasa yapıcıların gölgesi piyasalara vuruyor
ABD'nin önde gelen ekonomi araştırma kuruluşlarından birinin yaptığı kapsamlı çalışma, Kongre'nin çalışma takvimi ile S&P 500 endeksi arasında çarpıcı bir korelasyon olduğunu gösteriyor. 1965'ten bu yana elde edilen verilere göre, Kongre'nin aktif olduğu dönemlerde ortalama günlük getiri neredeyse sıfırken, tatil dönemlerinde bu oran yıllık bazda yüzde 10'a kadar çıkıyor. Araştırmacılar, bu farkı tamamen kongre faaliyetlerinin yarattığı belirsizliğe bağlıyor.
Özellikle yeni düzenlemelerin, vergi değişikliklerinin veya sektörel yasaların görüşüldüğü dönemlerde, şirketlerin gelecekteki karlılıklarına ilişkin öngörülebilirlik azalıyor. Yatırımcılar da bu belirsizliği fiyatlara dahil ederek daha temkinli bir pozisyon alıyor. Kongre'nin yaz tatiline girmesiyle birlikte ise yeni bir yasa sürprizi riski ortadan kalktığı için piyasalar rahatlıyor ve daha önce ertelenen alımlar devreye giriyor.
Küresel yansımalar ve benzer örüntüler
Bu etki yalnızca ABD ile sınırlı değil. Benzer bir örüntü, parlamentoların aktif olduğu diğer büyük ekonomilerde de gözlemleniyor. Almanya'da Bundestag'ın tatil dönemlerinde DAX endeksinin daha iyi performans gösterdiği, Japonya'da ise Diyet'in kapalı olduğu haftalarda Nikkei'nin yükseliş eğiliminde olduğu kaydediliyor. Bu durum, düzenleyici belirsizliğin evrensel bir piyasa faktörü olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, bu bulgunun yatırımcılar için stratejik bir takvim ipucu sunduğunu belirtiyor. Özellikle büyük yasa paketlerinin oylama takvimleri yakından izlenmeli ve kritik oylama öncesinde pozisyonlar gözden geçirilmeli. Ancak her dönemin kendine özgü dinamikleri olduğu unutulmamalı; örneğin 2008 mali krizi sırasında Kongre'nin kurtarma paketleri üzerinde çalıştığı dönemde piyasalar tam tersine yükselmişti. Bu istisna, kriz dönemlerinde devlet müdahalesinin belirsizlikten çok güvence sağladığı yönünde yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalarda da benzer bir dinamik söz konusu olabilir. TBMM'nin yoğun yasama dönemlerinde piyasa oynaklığının arttığı, tatil dönemlerinde ise BİST100'ün daha sakin bir seyir izlediği gözlemleniyor. Ancak Türkiye'de belirsizliğin ana kaynağı yalnızca yasama değil; aynı zamanda jeopolitik riskler ve para politikası kararları da piyasaları etkiliyor. Bu nedenle yatırımcıların, iç siyasi takvimin yanı sıra küresel likidite koşullarını ve Merkez Bankası'nın adımlarını da yakından takip etmesi gerekiyor. Kongre tatili rallisi, doğrudan Türkiye'ye uyarlanamasa da siyasi belirsizliğin piyasa üzerindeki baskılayıcı etkisine dair önemli bir uluslararası örnek teşkil ediyor.