Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Sağlık Bakanlığı, ülkenin doğusunda devam eden Ebola salgınında doğrulanmış vaka sayısının 1.333'e yükseldiğini açıkladı. Salgın, özellikle Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerinde yoğunlaşıyor. Yetkililer, virüsün yayılmasını kontrol altına almak için aşılama kampanyalarını ve halk sağlığı önlemlerini artırdıklarını belirtti. Ancak çatışma bölgelerinde sağlık ekiplerine erişim güçlüğü ve toplumsal direnç, mücadeleyi zorlaştırıyor.
Salgının arka planı ve mevcut durum
KDC, 2018'den bu yana onuncu Ebola salgınıyla mücadele ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, mevcut salgında 1.333 doğrulanmış vakanın yanı sıra yüzlerce olası vaka bulunuyor. Salgının başlangıcından bu yana 900'den fazla kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı, günlük vaka sayılarında son haftalarda bir düşüş eğilimi gözlemlediklerini ancak bunun kalıcı bir azalma anlamına gelmediğini vurguluyor.
Bölgedeki çatışmalar, salgınla mücadeleyi doğrudan etkiliyor. Silahlı grupların faaliyet gösterdiği Beni, Butembo ve Mambasa gibi yerleşim yerlerinde sağlık ekipleri zaman zaman saldırılara uğruyor. Geçtiğimiz ay, bir DSÖ tırı saldırıya uğramış ve yardım malzemeleri yağmalanmıştı.
DSÖ, 2019 yılının Temmuz ayında salgını uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu (PHEIC) ilan etmişti. Bu karar, salgının sınır aşan risk oluşturduğu ve ülkeler arası koordinasyon gerektirdiği gerekçesine dayanıyordu.
Bölgesel ve küresel boyut
KDC'nin doğu illeri, Uganda, Ruanda ve Burundi ile sınır paylaşıyor. Bu ülkeler, Ebola'nın sınırlarına sıçramasını önlemek için sınır kontrollerini sıkılaştırmış durumda. Uganda'da geçtiğimiz aylarda doğrulanan birkaç vaka, hızla kontrol altına alınmıştı. DSÖ, komşu ülkelerin sağlık sistemlerine destek sağlıyor.
Küresel çapta, aşılama kampanyaları büyük önem taşıyor. Merck tarafından geliştirilen ve 2019'da lisans alan rVSV-ZEBOV aşısı, başta sağlık çalışanları ve temaslılar olmak üzere yüz binlerce kişiye uygulandı. Ancak aşıya erişim, lojistik zorluklar ve soğuk zincir gereksinimleri nedeniyle sınırlı kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'da artan sağlık diplomasisi faaliyetleri kapsamında KDC'ye tıbbi malzeme ve uzman desteği sağlamıştır. Türk Kızılayı ve AFAD bölgede daha önce Ebola ile mücadele çalışmalarına katılmıştır. Salgının kontrol altına alınamaması, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Büyük Göller Bölgesi'ndeki ekonomik ve siyasi çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Ebola'nın uluslararası bir halk sağlığı acil durumu olarak kalması, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Türkiye'nin sağlık alanındaki insani yardım kapasitesini kullanarak bölgede etkinliğini sürdürmesi, dış politika hedefleri açısından önemlidir.