Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) üst düzey bir yetkilisi, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin doğusunda devam eden Ebola salgınının büyük ölçüde tespit edilemediğini ve resmi verilerin gerçek vaka sayısını iki ila dört kat eksik gösterebileceğini belirtti. DSÖ Acil Durumlar Direktörü Dr. Mike Ryan, bugün Bunia kentinde düzenlediği basın toplantısında, bölgedeki her beş yeni Ebola vakasından dördünün bilinen hastalarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını söyledi. Bu durum, virüsün toplum içinde fark edilmeden yayıldığına işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kongo'daki mevcut Ebola salgını, Ağustos 2018'de başladı ve ülkenin Kuzey Kivu ile Ituri eyaletlerini etkiliyor. DSÖ verilerine göre, salgında şu ana kadar 2 bin 400'den fazla vaka tespit edildi ve 1.600'den fazla kişi hayatını kaybetti. Ancak Dr. Ryan, tespit edilmeyen vakaların sayısının çok daha yüksek olduğunu ifade etti. Yetkili, "Virüsün tam olarak nerede yayıldığını bilmiyoruz, çünkü vakaların çoğu sağlık sistemine başvurmuyor ve ölümler kayıt altına alınmıyor" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ebola salgını, Kongo'nun doğusundaki çatışma bölgelerinde daha da karmaşık bir hal alıyor. Bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplar, sağlık çalışanlarının erişimini engelliyor ve salgınla mücadele çabalarını sekteye uğratıyor. DSÖ, salgının komşu ülkelere sıçrama riskine karşı uyarıda bulunuyor. Uganda ve Ruanda sınırında artan vaka sayıları, uluslararası toplumun dikkatini çekiyor. Öte yandan, DSÖ'nün Temmuz 2019'da salgını "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" ilan etmesi, küresel bir tehdit olarak algılandığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar Türkiye, Kongo'daki Ebola salgınından doğrudan etkilenmese de, salgının küresel sağlık güvenliği açısından taşıdığı riskler Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Afrika kıtasında artan sağlık krizleri, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım ve sağlık diplomasisi faaliyetlerini önemli kılıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle artan ticari ilişkileri ve Türk Hava Yolları'nın bölgeye seferleri, salgının yayılması durumunda sınırlı da olsa bir risk oluşturabilir. DSÖ'nün uyarıları, Türkiye'nin sınır sağlık önlemlerini ve salgın hazırlık planlarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor.