Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin (DRC) doğusunda, şiddet olaylarından kaçarak yerinden edilmiş yaklaşık 1 milyon kişinin sığındığı kamplarda Ebola virüsü yeniden hortladı. Sağlık çalışanları, yetersiz temiz su ve hijyen koşulları nedeniyle salgının kontrol altına alınmasının giderek zorlaştığını belirtiyor. Bölgedeki en büyük kamp olan Bulengo'da görevli bir doktor, 'Hepimiz burada Eboladan öleceğiz' diyerek durumun vahametini özetliyor. Kamplarda yaşayanlar, hem çatışmalardan kaçışın travmasını hem de ölümcül virüsle mücadeleyi aynı anda sürdürmek zorunda kalıyor.
Kamplardaki Korkunç Koşullar
Birleşmiş Milletler verilerine göre, DRC'nin Kuzey Kivu ve Ituri eyaletlerinde son iki yılda yaşanan silahlı çatışmalar nedeniyle 5,5 milyon kişi evlerini terk etti. Bunlardan 1 milyondan fazlası, başta Goma ve Beni kentleri çevresindeki gayriresmi kamplarda yaşıyor. Bu kamplarda kişi başına günlük su miktarı 5 litrenin altına düşerken, Ebola'dan korunmak için olmazsa olmaz el yıkama alışkanlığı neredeyse imkânsız hale geliyor. Doktorlar Sınır Tanımıyor (MSF) örgütü, kamplardaki sağlık istasyonlarının yalnızca yüzde 40'ının temel hijyen malzemelerine erişebildiğini rapor etti. Salgının başladığı 2018'den bu yana 3.500 vaka tespit edilirken, ölüm oranı yüzde 66'ya ulaştı.
Ebola'nın yeniden yayılmasının en önemli nedenlerinden biri de aşı kampanyalarına güvensizlik. Bölgede faaliyet gösteren silahlı grupların söylemleri ve yanlış bilgiler, aşı olmayı reddedenlerin sayısını artırıyor. Geçtiğimiz hafta bir sağlık konvoyuna düzenlenen saldırıda iki aşı görevlisi hayatını kaybetti. Bu durum, salgınla mücadele ekiplerinin hareket alanını ciddi şekilde kısıtlıyor.
Küresel Sağlık Tehdidi Büyüyor
Ebola salgını sadece Kongo için değil, tüm Orta Afrika bölgesi için ciddi bir tehdit oluşturuyor. DRC'nin komşuları Ruanda, Uganda ve Burundi, sınır bölgelerinde Ebola tarama merkezleri kurdu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), salgının uluslararası boyut kazanma riskini 'yüksek' olarak değerlendiriyor. Ancak küresel ilgi, Ukrayna savaşı ve COVID-19 pandemisinin ardından Ebola'ya yönelik azalmış durumda. WHO'nun 2023 bütçesinde Ebola ile mücadele için ayrılan pay yüzde 12 düşürüldü. Uzmanlar, Kongo'daki salgının bir sonraki küresel pandeminin habercisi olabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, Ebola virüsünün yeni bir varyantı olan 'Sudan türü'nün de bölgede dolaştığına dair bulgular var. DRC Sağlık Bakanlığı, son vakalardan alınan numunelerin genetik analiz için laboratuvara gönderildiğini açıkladı. Mevcut aşıların bu yeni türe karşı ne kadar etkili olduğu henüz bilinmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'da insani yardım ve sağlık altyapısı projeleriyle giderek artan bir görünürlüğe sahip. DRC'de yaşanan Ebola salgını, Türkiye'nin bölgeye yönelik sağlık diplomasisi hamlelerini test edebilir. Özellikle Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Kızılay'ın bölgedeki faaliyetleri, salgınla mücadeleye katkı sağlama potansiyeli taşıyor. Ancak Türkiye'nin sınırlarından uzak bu kriz, doğrudan bir güvenlik riski oluşturmuyor. Dolaylı etki ise küresel sağlık krizlerinin tedarik zincirlerinde yaratabileceği aksamalar olabilir. Türkiye, Ebola ile mücadelede deneyimli sağlık ekipleriyle bölgeye destek vererek hem insani itibarını güçlendirebilir hem de Afrika'daki stratejik ortaklıklarını derinleştirebilir.