ABD'nin üst düzey askeri komutanları, Savunma Bakanı Pete Hegseth'e, İran'la olası bir savaşın tırmanması durumunda ABD'nin diğer bölgelerdeki askeri hazırlığının ve müttefiklerini koruma kapasitesinin ciddi şekilde zarar görebileceği yönünde uyarılarda bulundu. The Wall Street Journal'ın haberine göre, askeri liderler özellikle Orta Doğu'da görevli ABD askerlerinin 2027 yılına kadar bölgede kalabileceğinin ortaya çıkmasının ardından endişelerini dile getirdi. Bu uyarılar, Başkan Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik artan askeri baskısı ve nükleer müzakerelerdeki belirsizliklerin gölgesinde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Pentagon kaynaklarına dayandırılan habere göre, Genelkurmay Başkanları Kurulu üyeleri ve bölge komutanları, Savunma Bakanlığı'nda yapılan üst düzey toplantılarda, İran'a yönelik olası bir askeri operasyonun kapsamının genişlemesi halinde bunun operasyonel maliyetinin yanı sıra stratejik önceliklerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle Çin ve Rusya ile rekabetin ön planda olduğu bir dönemde, ABD askeri kaynaklarının Orta Doğu'da uzun süreli bir çatışmaya kilitlenmesi, Hint-Pasifik bölgesine odaklanma stratejisini olumsuz etkileyebilir.
Haberde, bazı komutanların, İran'ın misilleme kapasitesine dikkat çekerek, olası bir savaşın sadece deniz ve hava operasyonlarıyla sınırlı kalmayabileceğini, bölgedeki ABD üslerine ve müttefik ülkelere yönelik füze saldırılarını da içerebileceğini ifade ettiği belirtildi. Bu durumun, bölgede konuşlu yaklaşık 40 bin ABD askerinin güvenliğini riske atacağı ve lojistik hatların zorlanacağı kaydedildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İran'a yönelik politikası, özellikle İran'ın nükleer programı konusundaki uluslararası müzakerelerin yeniden başlaması ihtimaliyle birlikte kritik bir dönemeçte. Trump yönetimi, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemek için tüm seçeneklerin masada olduğunu savunurken, İran tarafı da ülkesinin savunma kapasitesini artıracağını ve müzakere masasına ancak eşit şartlarda oturacağını açıkladı. Bu gerilim, İsrail'in İran'a yönelik olası bir saldırı hazırlığı içinde olduğu yönündeki haberlerle daha da artmış durumda.
Orta Doğu'daki güç dengeleri açısından, ABD'nin İran'la olası bir savaşı, bölgedeki enerji arz güvenliğini, Körfez ülkelerinin istikrarını ve Irak, Suriye, Lübnan'daki dengeleri derinden etkileyebilir. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin küresel petrol fiyatlarını alt üst edebileceğine ve bunun da dünya ekonomisinde yeni bir resesyona yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile İran arasında olası bir savaş, Türkiye'yi doğrudan etkileyecek jeopolitik bir gelişme. Türkiye, İran'la sınır komşusu olması ve iki ülke arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle bölgesel istikrarsızlıktan doğrudan etkilenir. Ayrıca, olası bir çatışmanın Türkiye'nin güvenliğini tehdit etmesi ve mülteci akınlarına yol açması riski bulunuyor. Türkiye'nin, enerji ihtiyacını karşıladığı İran'la ilişkilerini dengelemesi ve bölgesel bir savaşa karşı uluslararası diplomasiyi teşvik etmesi beklenir. Bu kriz, Türkiye'nin hem NATO müttefiki ABD ile hem de komşusu İran'la olan ilişkilerini aynı anda yönetme becerisini test edecek bir sınav niteliği taşıyor.