Kolombiya'da on yıllardır süren iç çatışma, başkanlık seçimlerine haftalar kala yeniden alevlendi. Sol görüşlü senatör Gustavo Petro, silahlı gruplarla müzakere masasını savunurken, sağ popülist aday Rodolfo Hernández, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğiyle sert bir güvenlik politikası vaat ediyor. Ülkede son aylarda artan uyuşturucu karteli şiddeti, sivil kayıplar ve ordu operasyonları, seçim kampanyalarının merkezine oturmuş durumda. Bu vahşi çatışma ortamı, Kolombiya'nın 2022'de imzalanan barış anlaşmasının geleceğini de tehdit ediyor.
Artan şiddet ve seçimlere yansımaları
Kolombiya'da 2016'da FARC gerillalarıyla imzalanan barış anlaşmasına rağmen, ülkede faaliyet gösteren silahlı grupların sayısı azalmadı. ELN gerillaları, uyuşturucu kartelleri ve paramiliter gruplar, özellikle kırsal bölgelerde kontrolü ele geçirmek için birbirleriyle ve orduyla çatışıyor. Geçtiğimiz ay içinde 200'den fazla sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. Başkent Bogota'da bile bombalı saldırılar ve suikastler yaşanıyor.
Seçim anketleri, sol aday Petro'nun önde gittiğini gösteriyor. Petro, eski bir gerilla üyesi olarak, silahlı gruplarla diyaloğu ve uyuşturucu ticaretinin yasallaştırılmasını öneriyor. Rakibi Hernández ise “önce güvenlik” sloganıyla, ordunun yetkilerinin artırılmasını ve suçla mücadelede sert tedbirler alınmasını savunuyor. Trump'ın desteği, Hernández'in kampanyasına uluslararası bir boyut kazandırdı. ABD'deki bazı çevreler, Kolombiya'daki sol bir hükümetin bölgedeki Çin ve Rusya etkisini artırabileceği endişesini taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kolombiya, Latin Amerika'nın en istikrarlı demokrasilerinden biri olarak görülse de, iç çatışma bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Komşu Venezuela ve Ekvador'a sızan silahlı gruplar, uyuşturucu kaçakçılığı ve insan ticareti yoluyla bölgeyi istikrarsızlaştırıyor. ABD, Kolombiya'ya yılda 400 milyon dolardan fazla askeri yardım yapıyor ve seçim sonucu bu yardımın geleceğini de etkileyecek. Çin ise son yıllarda Kolombiya ile ticareti artırmış durumda. Eğer Petro kazanırsa, Çin ve Rusya ile daha yakın ilişkiler kurulması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki seçim sonucu, Türkiye'nin Latin Amerika ile ticari ve diplomatik ilişkileri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son yıllarda Kolombiya ile ticaret hacmini artırmış, savunma sanayi iş birliği geliştirmiştir. Seçimlerde sol bir adayın kazanması, Türkiye'nin bölgedeki ideolojik olarak yakın gördüğü Venezuela gibi ülkelerle ilişkilerini güçlendirebilir. Ancak mevcut ticari anlaşmalar ve savunma iş birliği büyük ölçüde siyasi değişimlerden bağımsız olarak devam etmektedir. Türkiye, iç çatışmanın tırmanması durumunda bölgede artacak istikrarsızlığın, küresel tedarik zincirlerine olumsuz yansımalarını izlemelidir.