Kolombiya’da 29 Mayıs 2022 Pazar günü düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda, sağ görüşlü aday Abelardo de la Espriella, resmî olmayan ön sonuçlara dayanarak zaferini ilan etti. Ülke genelindeki sandıkların %95’inden fazlasının sayıldığı açıklamaya göre, De La Espriella oyların %28,9’unu alarak birinci sırada yer aldı. Ancak Kolombiya yasaları, bir adayın doğrudan seçilebilmesi için ilk turda oyların %50’sinden fazlasını almasını şart koşuyor. Bu nedenle De La Espriella’nın, 19 Haziran’da yapılacak ikinci turda solcu aday Gustavo Petro ile karşı karşıya gelmesi bekleniyor.
Seçim süreci ve adayların profil
Kolombiya, uzun yıllardır siyasi istikrarsızlık ve uyuşturucu kartelleriyle mücadele eden bir Latin Amerika ülkesi olarak biliniyor. 2016’da FARC gerillalarıyla imzalanan barış anlaşması, ülkede derin siyasi kutuplaşmayı da beraberinde getirmişti. Seçimlere damgasını vuran iki ana adaydan De La Espriella, eski bir senatör olarak muhafazakâr ve iş dünyası yanlısı politikalarıyla tanınıyor. Kampanyasında ekonomik büyüme, güvenlik ve istihdam vaatleri ön plandaydı. Rakibi Gustavo Petro ise eski bir gerilla üyesi ve Bogotá eski belediye başkanı olarak sol koalisyonun adayı. Petro, gelir dağılımı eşitsizliği, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele söylemleriyle geniş kitlelere hitap ediyor.
Ön sonuçlara göre De La Espriella’nın yanı sıra merkez sağdaki Federico Gutiérrez %22,3, solcu Gustavo Petro ise %40,2 oy aldı. Petro’nun oy oranı beklenenden düşük kalırken, De La Espriella’nın ikinci tura kalması, Kolombiya siyasetinde sağ ve sol bloklar arasındaki keskin ayrımı bir kez daha ortaya koydu.
Bölgesel ve küresel boyut
Kolombiya seçimleri, sadece ülke içinde değil, tüm Latin Amerika ve ABD açısından da yakından izleniyor. ABD, Kolombiya’nın en büyük ticaret ortaklarından biri ve uyuşturucuyla mücadelede kilit bir müttefik. De La Espriella’nın zaferi, ABD ile mevcut güvenlik ve ticaret anlaşmalarının devam edeceği anlamına gelirken, Petro’nun olası zaferi, Venezuela ve Küba ile yakınlaşma ve ABD ile daha mesafeli ilişkiler getirebilir. Bölgesel olarak, Kolombiya’daki bu seçim, Brezilya, Arjantin ve Şili’de yükselen sol dalgaya karşı sağ blokun elini güçlendirebilir.
Öte yandan, Kolombiya’nın enerji ve madencilik sektörlerinde yabancı yatırımcılar, seçim sonuçlarına duyarlı. De La Espriella’nın ikinci turda başarılı olması halinde, petrol ve kömür gibi doğal kaynakların özelleştirilmesi ve yabancı yatırıma açılması bekleniyor. Ancak Petro’nun zaferi, bu sektörlerde devlet kontrolünü artırma ve çevre politikalarını sertleştirme vaatleriyle yatırımcılar için belirsizlik yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ile Kolombiya arasında doğrudan bir siyasi veya ekonomik bağımlılık bulunmamakla birlikte, iki ülke arasında ticaret hacmi son yıllarda artış göstermiştir. Kolombiya, Türkiye’nin Latin Amerika’daki önemli ticaret ortaklarından biridir ve özellikle tekstil, otomotiv ve inşaat sektörlerinde iş birliği potansiyeli taşır. De La Espriella’nın iş dünyası yanlısı politikaları, Türk yatırımcıları için daha öngörülebilir bir ortam sunabilir. Ancak ikinci turda Petro’nun kazanması, Türkiye’nin bölgedeki diğer sol hükümetlerle (Venezuela, Bolivya) ilişkilerine paralel olarak, Kolombiya ile bağlantılarını yeniden şekillendirmesini gerektirebilir. Küresel ölçekte ise Kolombiya’daki siyasi istikrar, uyuşturucu ticareti ve göç rotaları üzerinden Avrupa ve Türkiye’yi de etkileyebilir.