Kolombiya'da kokain kaçakçılığından elde edilen gelirlerle finanse edilen silahlı milisler, ülkenin kuzey ve batı kesimlerindeki uyuşturucu koridorlarında insansız hava araçlarına (drone) yöneliyor. Aşırı sağcı Devlet Başkanı'nın başlattığı topyekûn askerî operasyonlar, zaten kırılgan olan bölgede sivilleri çatışmanın ortasında bırakıyor. Bağımsız gazeteci Alex Croft'un aktardığı bilgilere göre, ülkenin birincil kokain güzergâhları üzerinde yaşayan halk, artan şiddet sarmalının doğrudan hedefi hâline gelmiş durumda.
Kokain Ekonomisi ve Silahlı Grupların Dönüşümü
Kolombiya, dünyanın en büyük kokain üreticisi konumunda. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) verilerine göre, ülkedeki kokain üretimi son yıllarda rekor seviyelere ulaştı. Bu ekonomik döngü, FARC'ın silah bırakmasının ardından boşalan alanı dolduran silahlı gruplar için hayati bir kaynak sağlıyor. Söz konusu gruplar arasında Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN), eski FARC muhalifleri ve Clan del Golfo gibi paramiliter yapılar bulunuyor. Bu örgütler, geleneksel silahlı mücadelenin yanı sıra teknolojik yeniliklere de yatırım yapıyor.
Son dönemde milislerin ticari drone'ları silahlandırarak bombalı saldırılar düzenlediği rapor ediliyor. Bu yöntem, hem maliyet etkinliği hem de hedef şaşırtma kabiliyeti nedeniyle hızla yaygınlaşıyor. Dronlar, ordu birliklerine, polis karakollarına ve rakip gruplara karşı kullanılıyor. Uzmanlar, bu taktiğin Latin Amerika'daki çatışma dinamiklerini değiştirebileceğini belirtiyor.
Aşırı Sağcı Devlet Başkanı'nın Topyekûn Savaş Stratejisi
Göreve geldiğinden bu yana güvenlik politikalarını sertleştiren aşırı sağcı Devlet Başkanı, silahlı gruplara karşı "topyekûn savaş" ilan etti. Hükümet, kırsal bölgelerde askerî yığınak yaparken, koka ekim alanlarının yok edilmesi için hava operasyonlarını artırdı. Ancak bu strateji, insan hakları örgütleri ve yerel topluluklar tarafından endişeyle karşılanıyor. Zira geçmişte benzer operasyonlar, sivillerin yerinden edilmesine ve silahlı grupların daha da radikalleşmesine yol açtı.
Devlet Başkanı'nın söylemleri, ülkedeki siyasi kutuplaşmayı da derinleştiriyor. Muhalefet, hükümetin sosyal yatırımlar yerine yalnızca askerî çözümlere odaklanmasının kalıcı barışı engellediğini savunuyor. Öte yandan, ABD ile ilişkiler bu dönemde güçlenmiş görünüyor; Washington, Bogotá'ya yönelik güvenlik yardımlarını artırdı.
Siviller Ateş Hattında
Kuzeydeki Norte de Santander ve batıdaki Chocó gibi bölgeler, kokain koridorlarının kalbinde yer alıyor. Burada yaşayan köylüler, Afro-Kolombiyalı topluluklar ve yerli halklar, bir yandan silahlı grupların baskısı, diğer yandan ordunun operasyonları arasında sıkışmış durumda. Son aylarda binlerce kişi evini terk etmek zorunda kaldı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), bölgede keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler ve extrajudicial infaz iddialarının arttığını bildiriyor.
Yerel liderler, hükümetin kendilerini korumadığını, aksine silahlı grupların hedefi hâline getirdiğini söylüyor. Özellikle insan hakları savunucuları ve gazeteciler için risk her geçen gün büyüyor. Birleşmiş Milletler, Kolombiya'daki insani durumun son yirmi yılın en kötü seviyesine ulaştığı uyarısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Kolombiya'daki istikrarsızlık, yalnızca ülke sınırları içinde kalmıyor. Kokain ticaretinin ana pazarları olan ABD ve Avrupa'ya yönelik sevkiyatlar, komşu ülkeler üzerinden gerçekleşiyor. Ekvador, Peru ve Venezuela gibi komşular, artan uyuşturucu trafiği ve silahlı grupların sızması nedeniyle güvenlik endişeleri yaşıyor. Ayrıca, bölgede drone teknolojisinin yaygınlaşması, diğer Latin Amerika ülkelerindeki suç örgütleri için de bir model oluşturuyor. Uzmanlar, Meksika'daki kartellerin de benzer yöntemlere başvurabileceğini belirtiyor.
ABD'nin uyuşturucuyla mücadele politikası, Kolombiya'daki askerî yaklaşımı desteklerken, bazı eleştirmenler bu stratejinin kısır döngü yarattığını savunuyor. Kokain arzını kesmeye yönelik çabalar, fiyatları yükselterek grupları daha da zenginleştirebiliyor. Alternatif kalkınma projeleri ise yetersiz kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki iç savaşın Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı görünse de, küresel uyuşturucu ticaretindeki dalgalanmalar ve bölgesel istikrarsızlık dolaylı yansımalar yaratabilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika'ya yönelik açılım politikası kapsamında Kolombiya ile ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştiriyor. Artan şiddet, Türk yatırımlarını ve bölgedeki ekonomik projeleri riske atabilir. Ayrıca, kokain kaçakçılığının alternatif rotalar araması hâlinde, Türkiye'nin transit ülke konumuna gelme ihtimali güvenlik birimlerince dikkate alınmalı. NATO müttefiki ABD'nin bölgedeki askerî varlığını artırması ise ittifak içi dengeleri etkileyebilir.