Kolombiya ordusu, ülkenin güneybatısındaki Nariño departmanında barış anlaşmasını reddeden silahlı gruplara yönelik hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu operasyon, hükümetin 2022'de seçilen Gustavo Petro yönetimince uygulanan 'Toplam Barış' politikasına rağmen, ülkenin bazı bölgelerinde hâlâ etkili olan muhalif silahlı gruplara karşı askeri baskıyı artırma kararının bir parçası olarak görülüyor. Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıların 'Caicedo'daki silahlı grupların uyuşturucu kaçakçılığı ve gaz çıkarma faaliyetlerini engellemek' amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Gelişmenin Arka Planı: Barış Anlaşmasından Sonra İsyancı Gruplar
Kolombiya'da 2016 yılında hükümet ile FARC (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri) arasında imzalanan tarihi barış anlaşması, on binlerce savaşçının silah bırakmasını sağlamıştı. Ancak anlaşmayı kabul etmeyen bazı FARC üyeleri ve Eln (Ulusal Kurtuluş Ordusu) gibi diğer silahlı örgütler, ülkenin özellikle Pasifik kıyısı, Amazon ormanları ve Venezuela sınırındaki bölgelerde varlıklarını sürdürüyor. Bu gruplar, uyuşturucu kaçakçılığı, yasadışı madencilik ve adam kaçırma gibi suçlardan milyonlarca dolar gelir elde ediyor. Nariño, dünyanın en büyük kokain üreticileri arasında yer alan bu grupların kilit noktalarından biri durumunda.
Başkan Gustavo Petro, seçim kampanyasında 'Toplam Barış' sözü vermiş ve isyancı gruplarla müzakereleri başlatmıştı. Ancak bu süreç, grupların taleplerinin karşılanmaması üzerine tıkanmıştı. Özellikle Eln ile yürütülen diyalog, örgütün 2023'te bir askeri üsse düzenlediği saldırıda üç askerin ölmesiyle kesintiye uğramıştı. Hükümet, bu gelişmelerin ardından orduya bu gruplara karşı daha sert bir tutum izleme talimatı verdi. Son aylarda hava saldırılarının sayısında artış gözleniyor. Bu operasyonlar, sivil kayıplara yol açabileceği gerekçesiyle insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uyuşturucu Ticareti ve Göç
Kolombiya'daki bu çatışma, yalnızca ülkenin iç sorunu olmaktan çıkmış durumda. Üretilen kokainin büyük bir kısmı ABD ve Avrupa pazarlarına ulaşıyor. Bu nedenle Washington, Bogotá'ya uyuşturucuyla mücadelede askeri ve ekonomik destek sağlıyor. Ayrıca, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerdeki sivillerin göç etmesi, komşu ülkeleri de etkiliyor. Özellikle Venezuela sınırındaki hareketlilik, bölgesel bir insani krize yol açıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne göre, son yıllarda Kolombiya'dan yaklaşık 200 bin kişi ülke içinde yerinden edildi.
Kolombiya hükümetinin bu son hava saldırıları, uluslararası toplumda farklı tepkilere neden oldu. ABD, hükümetin terörle mücadele çabalarını desteklediğini açıklarken, insan hakları örgütleri sivil kayıpların önlenmesi çağrısında bulundu. Ayrıca, bölge ülkeleri, çatışmaların sınır ötesi sonuçlarından endişe duyuyor. Örneğin Ekvador, Kolombiya'daki çatışmalardan kaçan silahlı grupların kendi topraklarına sızabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki bu çatışma, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel uyuşturucu ticaretinin bir halkasını oluşturması ve bölgesel istikrarsızlığın uluslararası güvenliğe etkileri açısından önem taşıyor. Türkiye, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede aktif bir rol oynuyor; bu nedenle Kolombiya'daki gelişmeler, arz zincirinin kontrolüne yönelik uluslararası işbirliği çabalarını etkileyebilir. Ayrıca, Latin Amerika'daki ülkelerle siyasi ve ekonomik ilişkilerini geliştiren Türkiye, bölgedeki istikrarın ticaret ve yatırım ortamına olumlu yansımalarını bekleyebilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin bölgede doğrudan bir askeri angajmanı bulunmadığından, gelişmelerin Türk dış politikası üzerindeki etkisi sınırlıdır.