Kolombiya'nın iklim politikalarında beklenmedik bir dönüş yaşanıyor. Yeni seçilen 'Kaplan Başkan' lakaplı Gustavo Petro hükümeti, petrol ve doğal gaz aramalarına getirilen yasağı kaldırma ve yenilenebilir enerjiye verilen destekleri azaltma sinyali verdi. Bu hamle, ülkenin karbon nötr hedeflerini tehlikeye atarken, Latin Amerika'nın en büyük petrol üreticilerinden birinde enerji dönüşümünün geleceğini sorgulatıyor. İklim aktivistleri ve uluslararası gözlemciler, bu adımın küresel iklim mücadelesinde önemli bir geri adım olduğunu belirtiyor.
Petrol bağımlılığı ve yeşil dönüşüm çatışması
Kolombiya, uzun yıllardır petrol ve kömür ihracatına dayalı bir ekonomiye sahip. Petrol ve gaz, ülkenin toplam ihracat gelirinin yaklaşık %40'ını oluşturuyor. 2022'de iktidara gelen Gustavo Petro, başlangıçta iklim değişikliğiyle mücadele ve yenilenebilir enerjiye geçiş konusunda iddialı sözler vermişti. Ancak son dönemde artan enerji fiyatları ve ekonomik baskılar, hükümeti enerji politikasını yeniden gözden geçirmeye itti.
Yeni düzenlemeyle birlikte, daha önce çevresel gerekçelerle durdurulan yeni petrol ve gaz arama projelerine yeniden izin verilmesi planlanıyor. Ayrıca, yenilenebilir enerji yatırımlarına sağlanan vergi teşviklerinin ve sübvansiyonların azaltılması da gündemde. Hükümet yetkilileri, bu adımların kısa vadede enerji arz güvenliğini sağlamak ve bütçe açığını kapatmak için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak çevre örgütleri, bu kararın iklim taahhütlerine aykırı olduğunu ve uzun vadede ülkeyi uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceğini uyarıyor.
Küresel iklim taahhütleri zorlanıyor
Kolombiya, Paris İklim Anlaşması kapsamında 2030'a kadar sera gazı emisyonlarını %51 azaltma sözü vermişti. Ancak mevcut politika değişikliği bu hedefi ulaşılamaz kılabilir. Uzmanlar, yeni petrol ve gaz aramalarının yıllarca sürecek üretim döngüsü nedeniyle karbon bütçesini önemli ölçüde artıracağını hesaplıyor.
Bu gelişme, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ve adil geçiş taleplerini yeniden gündeme taşıyor. Kolombiya'nın durumu, fosil yakıt bağımlılığından çıkışın ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor. Özellikle yüksek borç yükü ve düşük büyüme oranlarıyla mücadele eden ülkeler, kısa vadeli ekonomik çıkarlar ile iklim hedefleri arasında sıkışıp kalıyor. Brezilya ve Meksika gibi diğer Latin Amerika ülkeleri de benzer ikilemler yaşarken, Kolombiya'daki bu karar bölgede emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki bu politika değişikliği, Türkiye'nin enerji dönüşümü stratejisi açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye de benzer şekilde fosil yakıt ithalatına bağımlı ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmaya çalışırken ekonomik dengeleri gözetmek zorunda. Kolombiya örneği, enerji arz güvenliği ile iklim taahhütleri arasındaki hassas dengeyi ortaya koyuyor. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ve teknoloji transferine erişiminin önemini vurguluyor. Türkiye, uluslararası iklim müzakerelerinde benzer zorlukları dile getirirken, Kolombiya'daki gelişmeler ülkenin enerji politikası için bir uyarı niteliği taşıyabilir.