Güney Amerika ülkesi Kolombiya'yı sarsan son on yılın en şiddetli depreminde can kaybı 239'a yükseldi. Ülkenin batısındaki Valle del Cauca ve Risaralda bölgelerinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem, başta Pereira ve Dosquebradas kentleri olmak üzere birçok yerleşim biriminde onlarca binanın çökmesine yol açtı. Yetkililer, enkaz altında kalan yüzlerce kişinin hâlâ kayıp olduğunu ve arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğünü bildirdi.
Depremin ardından enkaz altında kalanlar için zamana karşı yarış
Kolombiya Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi (UNGRD) tarafından yapılan açıklamada, depremin merkez üssünün Risaralda eyaletine bağlı Santa Rosa de Cabal kenti yakınları olduğu belirtildi. Yerin yaklaşık 15 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı, başkent Bogotá dahil ülkenin geniş bir bölümünde hissedildi. Depremin ardından bölgede 30'dan fazla artçı sarsıntı kaydedildiği, bunlardan birkaçının 4,0 büyüklüğünü aştığı açıklandı.
En büyük yıkım, yapı stoğunun eski ve deprem yönetmeliğine uygun olmadığı Pereira kentinin merkez mahallelerinde meydana geldi. Çöken binaların altında kalan aileler için ekipler, canlı yayınlarla koordineli şekilde çalışıyor. Kolombiya ordusu, deprem bölgesine iki bin asker sevk ederken, sağlık ekipleri yaralılara müdahale için geçici hastaneler kurdu. Devlet Başkanı Gustavo Petro, depremden etkilenen bölgelerde olağanüstü hâl ilan ettiğini duyurdu.
Kolombiya Kızıl Haçı, kayıp yakınlarının bilgi alabilmesi için ücretsiz bir yardım hattı kurarken, depremde hayatını kaybedenlerin kimlik tespiti için DNA örnekleri toplanıyor. Enkaz altında kalanların sayısının tam olarak bilinmemesi nedeniyle, uluslararası yardım çağrısında bulunuldu. Komşu ülkeler Ekvador, Peru ve Şili, arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemesi gönderme teklifinde bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut: Pasifik Ateş Çemberi'ndeki sismik hareketlilik
Kolombiya, Büyük Okyanus'un çevresindeki sismik olarak aktif kuşak üzerinde yer alıyor. Nazca ve Güney Amerika levhalarının çarpışma bölgesinde bulunan ülke, tarih boyunca yıkıcı depremlere sahne oldu. 1999'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Armenia depreminde de yaklaşık 2 bin kişi hayatını kaybetmişti. Uzmanlar, bu tür sarsıntıların bölgenin jeolojik yapısı nedeniyle kaçınılmaz olduğunu ancak yapı güvenliği standartlarının iyileştirilmesiyle can kaybının azaltılabileceğini vurguluyor.
Deprem, Latin Amerika genelinde afet yönetimi politikalarını yeniden gündeme getirdi. Şili ve Meksika gibi deprem kuşağındaki diğer ülkeler, erken uyarı sistemlerinin önemine dikkat çekerek Kolombiya'ya teknik destek sunuyor. Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi (UNDRR) ise, kentsel dönüşüm ve bina denetimlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Kolombiya'nın karşı karşıya olduğu bu felaket, küresel ölçekte şehirlerin doğal afetlere karşı dirençliliğinin artırılması gerektiğinin bir kez daha altını çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki deprem, Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ülkeler için afet yönetimi ve uluslararası dayanışmanın önemini hatırlatıyor. Türkiye, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kazandığı deneyimi, uluslararası arama kurtarma operasyonlarında ve insani yardım konusunda aktif rol oynayarak paylaşıyor. Bu tür felaketlerde Türkiye'nin bölge ülkeleriyle diplomatik ve insani ilişkilerini güçlendirmesi, küresel bir aktör olarak itibarını artırıyor. Ayrıca, yapı denetim standartlarının ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesine yönelik iş birlikleri, Türk müteahhitlik firmalarına yeni pazarlar açma potansiyeli taşıyor. Bu bağlamda, Kolombiya'ya yönelik yardım çabalarına katılmak, Türkiye'nin uluslararası sorumluluğu ve çıkar dengesi açısından önemli bir fırsat sunuyor.