Kolombiya'nın Pereira kentinde yaşayan 56 yaşındaki Julio Cesar Pineda, 1999'daki yıkıcı depremden bu yana enkaz altında kalanları kurtarmak için gönüllü olarak çalışıyor. Sıska ve güçlü fiziği, 1.6 metrelik boyuyla Pineda, kendini bu işe adanmış hissediyor. 1999'daki depremde memleketi Kolombiya'da, ardından 2010'da Haiti'de ve 2016'da Ekvador'da arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Şimdi ise geçtiğimiz hafta meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından enkaz altında kalanları kurtarmak için seferber oldu.
Yılların Deneyimi ve Gönüllülük Ruhu
Pineda, 1999'daki ilk deneyiminden bu yana depremzedelere yardım etmenin kendisi için bir yaşam biçimi haline geldiğini söylüyor. O dönemde henüz 34 yaşındaydı ve memleketi Armenia'da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremde binlerce kişi hayatını kaybetmişti. O günlerde enkaz altından canlı kurtardığı insanların minnettarlığı, ona bu yolda ilerleme gücü vermiş.
Pineda, her depremde ilk saatlerde olay yerine ulaşmaya çalışıyor. "Zamanla yarışıyoruz. Enkaz altındaki insanlar için ilk 72 saat hayati önem taşıyor. Bu süre içinde müdahale edebilirsek, kurtarma şansları çok daha yüksek." diyor. Ekipmanı sade ama etkili: bir kazma, bir kürek, bir fener ve sınırsız bir azim.
Son depremde, Pereira ve çevresindeki binaların yıkılması sonucu enkaz altında kalanları kurtarmak için itfaiye ekipleriyle birlikte çalışıyor. Şu ana kadar üç kişiyi sağ olarak çıkardı. Ancak arama kurtarma çalışmaları hala devam ediyor ve Pineda, umudunu kaybetmemek gerektiğini vurguluyor: "Her ses, her hareket bir umuttur. O yüzden asla pes etmiyoruz."
Bölgesel Etki ve Deprem Gerçeği
Kolombiya, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen ve dünyadaki depremlerin büyük bir kısmının yaşandığı kuşak üzerinde yer alıyor. Ülke, tarih boyunca çok sayıda yıkıcı depremle karşı karşıya kaldı. 1999'daki depremde yaklaşık 1.000 kişi hayatını kaybetmişti. Bu tür doğal afetler, özellikle altyapısı zayıf olan bölgelerde büyük yıkımlara yol açıyor.
Uzmanlar, binaların deprem yönetmeliklerine uygun inşa edilmesinin önemine dikkat çekiyor. Kolombiya hükümeti, son yıllarda yapı denetimlerini artırsa da, kırsal bölgelerde hala riskli yapılar bulunuyor. Bu durum, sadece Kolombiya için değil, dünyanın birçok deprem kuşağı ülkesi için geçerli bir sorun.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki depremler ve kurtarma çalışmaları, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, Kuzey Anadolu Fay Hattı gibi aktif faylar üzerinde yer alması nedeniyle yüksek deprem riski taşıyor. 1999 Marmara Depremi ve 2023 Kahramanmaraş depremleri, ülkemizin bu konudaki kırılganlığını gözler önüne serdi. Julio Cesar Pineda gibi gönüllülerin fedakarlıkları, deprem anında ve sonrasında dayanışmanın önemini vurguluyor. Türkiye'nin afet yönetimi ve arama kurtarma kapasitesini güçlendirmesi, bu tür acil durumlara hazırlıklı olması açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, uluslararası deneyimlerden öğrenerek yapı güvenliği ve erken uyarı sistemleri konusunda daha fazla yatırım yapması gerekiyor.