Kolombiya'nın batısındaki bir kentte, dört gün önce meydana gelen ve en az 285 kişinin ölümüne, 4.000 kişinin yaralanmasına yol açan şiddetli depremin ardından, enkaz altında kalan bir depremzedeyi kurtarmak için ekipler seferber oldu. Cuma günü başlayan ve saatlerce süren yoğun çalışmalar, ülke genelinde umut ışığı oldu. Yaklaşık 400 kişinin hala kayıp olduğu bildirilirken, on binlerce evin hasar gördüğü deprem, Kolombiya'yı yasa boğdu.
Kurtarma Çalışmaları ve Son Durum
Depremin merkez üssü, Kolombiya'nın Pasifik kıyısındaki turistik bir kenti olan Cali yakınlarında yer alıyor. 6,1 büyüklüğündeki sarsıntı, 15 Ağustos'ta yerel saatle öğleden sonra meydana geldi ve bölgede büyük yıkıma neden oldu. Depremin ardından artçı sarsıntılar devam ederken, bölgede arama kurtarma ekipleri, can kaybını artırmamak için gece gündüz çalışıyor.
Kurtarma ekipleri, özellikle çöken binaların altında kalan kişilere ulaşabilmek için termal kameralar, akustik dinleme cihazları ve eğitimli köpekler kullanıyor. Enkaz altından canlı ulaşılan son kişi, bir apartmanın bodrum katında mahsur kalan 34 yaşındaki bir erkekti. Yaklaşık 20 saat süren çalışmanın ardından kurtarılan adam, sağlık ekiplerine teslim edildi ve hastaneye kaldırıldı. Bu kurtarma, depremden bu yana enkazdan sağ çıkarılan yaklaşık 30 kişiden biri olarak kayıtlara geçti.
Ancak enkaz altında kalanların sayısı hala belirsiz. Yetkililer, 400'e yakın kişinin kayıp olduğunu ve bu sayının artabileceğini belirtiyor. Depremde yıkılan binaların çoğu, eski ve dayanıksız yapılardı. Kolombiya hükümeti, bölgede olağanüstü hal ilan ederken, ordu ve sivil savunma ekipleri bölgeye sevk edildi. Başkent Bogota'dan ve diğer şehirlerden de yardım ekipleri bölgeye ulaştı.
Deprem, sadece can kaybına değil, büyük bir altyapı hasarına da yol açtı. Yollar çöktü, köprüler hasar gördü, elektrik ve su hatları kesildi. Binlerce kişi, evlerinin güvenli olmaması nedeniyle sokaklarda veya geçici barınma merkezlerinde yaşamaya başladı. Kolombiya Kızılhaçı ve diğer yardım kuruluşları, bölgeye gıda, su, ilaç ve çadır gönderiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu deprem, Latin Amerika'nın deprem kuşağında yer alan ülkelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kolombiya, Büyük Okyanus Ateş Çemberi olarak bilinen ve dünyadaki depremlerin büyük bir kısmının meydana geldiği hat üzerinde yer alıyor. Bu nedenle ülke, sismik hareketlere sık sık maruz kalıyor, ancak bu büyüklükteki bir deprem, son yıllarda yaşanan en yıkıcı felaketlerden biri oldu.
Depremin ardından uluslararası toplumdan taziye ve destek mesajları yağdı. ABD, İspanya, Meksika ve Şili başta olmak üzere birçok ülke, Kolombiya'ya arama kurtarma ekipleri ve insani yardım göndermeyi teklif etti. BM, bölgeye acil yardım ulaştırmak için koordinasyon başlattı. Dünya Bankası, depremin yol açtığı hasarın tespiti için teknik destek sağlayacağını açıkladı.
Deprem, Kolombiya ekonomisini de olumsuz etkiledi. Ülkenin önemli tarım ve turizm bölgelerinden biri olan Pasifik kıyısı, depremden büyük zarar gördü. Hükümet, yeniden inşa çalışmaları için milyonlarca dolarlık bir bütçe ayırdığını duyurdu. Ancak uzmanlar, tam iyileşmenin yıllar alabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki deprem, Türkiye'nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, benzer bir acıyı 6 Şubat 2023'te yaşamış ve asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerde on binlerce vatandaşını kaybetmişti. Bu nedenle Türkiye, Kolombiya'ya yönelik bir yardım çağrısında bulunarak, uluslararası dayanışma örneği gösterebilir. Ayrıca Türkiye'nin deprem sonrası arama kurtarma ve yeniden inşa konusundaki deneyimi, Kolombiya'ya aktarılabilir. Bu tür felaketler, Türkiye'nin dış politikada insani diplomasi alanındaki gücünü pekiştirmesi açısından bir fırsat sunuyor. Türkiye'nin bölgeyle artan ekonomik ve diplomatik ilişkileri, bu tür krizlerde karşılıklı dayanışmanın önemini ortaya koyuyor.