Gana'nın başkenti Akra'da, 19 Haziran Juneteenth anma etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir konferansta, tarihi köle ticareti görsel bir temsille canlandırıldı. Etkinlik, Birleşmiş Milletler'in köleliği 'insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç' olarak tanımlayan kararını ilerletmeyi amaçlayan bir dizi oturumu içeriyor. Afrika kökenli diaspora liderleri, aktivistler ve uluslararası hukuk uzmanlarının katılımıyla gerçekleşen konferansta, köleliğin tarihsel ve güncel etkileri masaya yatırıldı ve tazminat talepleri yinelendi.
Gelişmenin Arka Planı: Juneteenth ve Köle Ticaretinin Mirası
Juneteenth, 19 Haziran 1865'te Teksas'taki son kölelerin de özgürlüklerine kavuşmasını simgeleyen bir Amerikan bayramıdır. Ancak bu yılki anma, Gana'da farklı bir boyut kazandı: Tarihi köle ticaretinin görsel bir temsili, katılımcıların duygusal tepkilerine yol açtı. Etkinlikte, zincire vurulmuş insan figürleri ve köle gemilerini temsil eden düzenekler kullanıldı. Organizatörler, bu canlandırmanın, köle ticaretinin dehşetini somutlaştırarak tazminat tartışmalarına ivme kazandırmayı hedeflediğini belirtti. BM Genel Kurulu, Kasım 2023'te kabul ettiği bir kararla köleliği 'insanlığa karşı en ağır suç' ilan etmişti. Gana'daki konferans, bu kararın uygulanması ve tazminat mekanizmalarının oluşturulması için bir yol haritası çizmeyi amaçlıyor.
Konferansa, Afrika Birliği temsilcileri, Karayip Topluluğu (CARICOM) üyeleri ve sivil toplum kuruluşları katıldı. CARICOM, uzun süredir Avrupa ülkelerinden tazminat talep eden bir Tazminat Komisyonu kurmuş durumda. Gana Devlet Başkanı Nana Akufo-Addo, konferansta yaptığı konuşmada, 'Kölelik, yalnızca geçmişte kalmış bir vahşet değil; bugün hâlâ ırksal eşitsizlikler ve ekonomik sömürü olarak devam eden bir yaradır' ifadelerini kullandı. Liderler, köleliğin ekonomik ve sosyal mirasının, Afrika ülkelerinin kalkınmasını engellediğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Tazminat Tartışmalarının Yeni Dinamiği
Tazminat çağrıları, özellikle Karayipler ve Afrika ülkelerinde giderek daha fazla destek buluyor. Barbados Başbakanı Mia Mottley, konferansta yaptığı konuşmada, 'Kölelik yıllarında çalınan emeğin ve kaynakların karşılığı ödenmelidir' dedi. Mottley, küresel iklim adaleti tartışmalarıyla da bağlantılı olarak, tarihsel adaletsizliklerin giderilmesi gerektiğini savundu. Öte yandan, Avrupa hükümetleri tazminat taleplerine temkinli yaklaşıyor; ancak bazı ülkeler (Hollanda, İngiltere) kölelik geçmişleriyle yüzleşme sürecine girmiş durumda. Hollanda, 2022'de kölelik geçmişi için resmen özür dilemiş, ancak tazminat ödemeyi reddetmişti. Gana'daki konferans, bu tartışmaları BM çerçevesine taşıyarak uluslararası hukukta bağlayıcı bir zemine oturtmayı hedefliyor. Konferans sonunda yayımlanan bildiride, 'köleliğin mirasının tamir edilmesi için küresel bir fon oluşturulması' çağrısı yapıldı. Bu fonun, eğitim, sağlık ve altyapı projelerine kaynak sağlaması öngörülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika ile artan ekonomik ve diplomatik ilişkileri bağlamında bu gelişmeyi yakından izlemelidir. Kölelik tazminatı tartışmaları, Afrika ülkelerinin uluslararası gündeminde üst sıralara çıkarken, Türkiye'nin Afrika'daki yatırımları ve kalkınma işbirlikleri bu yeni dinamikten etkilenebilir. Türkiye, tarihsel olarak kölelik geçmişi olmayan bir ülke olarak, Afrika ülkeleriyle ilişkilerinde avantajlı bir konumda olsa da, küresel tazminat fonu gibi girişimlerde arabulucu veya destekleyici rol üstlenebilir. Ayrıca, Türk iş dünyasının Afrika'daki faaliyetleri, bu tür adalet talepleriyle uyumlu hale getirilmelidir. Bölgesel olarak, Türkiye'nin enerji ve lojistik projeleri, Afrika kamuoyunda olumlu algı yaratmak için tarihsel adaletsizlikleri giderme söylemlerine duyarlı olmalıdır.