İngiltere'nin Wirral bölgesinde yaşayan bir anne, artan kira ve yetersiz konut yardımı nedeniyle gıda bankasına başvuran kiracılardan biri. Ülke genelinde iki yatak odalı bir evin kirası ile konut yardımı arasındaki fark aylık 158 sterline ulaşmış durumda. Bu açık, Londra'da 324 sterline kadar çıkıyor. Kira, gıda ve ısınma arasında seçim yapmak zorunda kalan ailelerin sayısı her geçen gün artıyor.
Konut yardımı neden yetersiz kalıyor?
İngiltere'de konut yardımı (Housing Benefit) ve Evrensel Kredi (Universal Credit) kapsamındaki konut desteği, 2016'dan bu yana yerel piyasa kiralarının gerisinde kaldı. Hükümet, yardım miktarını belirlerken 2011 bazlı değerleri kullanıyor ve bu değerler enflasyon karşısında sürekli eridi. Özellikle özel sektörde kiralar son iki yılda yüzde 20'den fazla artarken, yardım artışları yüzde 3-4 seviyesinde kaldı. Sonuç olarak, kiracılar aradaki farkı kendi ceplerinden karşılamak zorunda.
Wirral'deki anne gibi binlerce kişi, kira ödemek, yemek almak veya evini ısıtmak arasında bir seçim yapmak zorunda. Gıda bankalarına başvurular son bir yılda yüzde 35 arttı. Kış aylarında ısınma masrafları da eklenince, aileler için durum daha da zorlaşıyor. Enerji fiyatlarındaki artış, doğalgaz ve elektrik faturalarını geçen yıla göre ikiye katladı. Birçok kişi, ısınmayı kısıp battaniyeye sarılarak veya kütüphane gibi kamu binalarında vakit geçirerek tasarruf etmeye çalışıyor.
Uzmanlar, sorunun sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik boyutları olduğunu vurguluyor. Sürekli maddi sıkıntı çeken ailelerde depresyon, anksiyete ve çocuklarda okul başarısızlığı gibi sorunlar artıyor. Konut yardımı açığı, İngiltere'nin sosyal güvenlik ağının ne kadar yetersiz kaldığını gözler önüne seriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'deki bu durum, aslında gelişmiş ülkelerde konut krizinin geldiği noktayı gösteriyor. ABD, Kanada, Avustralya ve birçok Avrupa ülkesinde de benzer sorunlar yaşanıyor. Pandemi sonrası artan konut talebi, arz yetersizliği ve enflasyon, kiraları tarihi zirvelere taşıdı. Merkez bankalarının faiz artırımları da konut kredilerini pahalılaştırdı ve kiracılık oranını artırdı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, konut krizinin küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiği uyarısında bulunuyor. Özellikle düşük gelirli hanelerin borçlanma oranı yükseliyor ve tasarruf yapma imkânı kalmıyor. Bu durum, tüketim harcamalarını da olumsuz etkiliyor ve ekonomik büyümeyi yavaşlatıyor. İngiltere gibi ülkelerde hükümetler, konut yardımını artırmak yerine piyasa mekanizmasına güveniyor ancak bu yaklaşım, krizi derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki konut yardımı açığı, Türkiye'deki benzer sorunları akıllara getiriyor. Türkiye'de de kira fiyatları son yıllarda hızla arttı ve dar gelirli aileler için barınma ciddi bir sorun haline geldi. Ancak Türkiye'deki durum, İngiltere'den farklı olarak yüksek enflasyon ve döviz kuru baskısıyla birleşiyor. Sosyal konut projeleri ve kira yardımı gibi politikalar gündemde olsa da, uygulamada yetersiz kalıyor. İngiltere'deki gelişmeler, Türkiye'nin de benzer bir sosyal krizle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Küresel konut krizi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir tehdit oluşturuyor.