ABD'de kimyasal kazaların sayısı artarken, Trump yönetiminin çevre ve iş güvenliği düzenlemelerini gevşetme planları endişe yaratıyor. 2018 yılında Güney Kaliforniya Hava Bölgesi toplantısında konuşan fizikçi Ronald Koopman, hidroflorik asit (HF) dağılımı ve suyla nötralizasyon testleri gibi teknik bir konuyu gündeme getirmişti. HF, petrol rafinerilerinden silikon üretimine kadar birçok endüstride kullanılan son derece tehlikeli bir kimyasal. Koopman'ın uyarıları, o dönemde yerel düzeyde kalmış olsa da, bugün Trump yönetiminin kimyasal güvenlik kurallarını zayıflatma çabalarıyla yeniden anlam kazanıyor.
Artan Kazalar ve Gevşeyen Kurallar
ABD Kimyasal Güvenlik Kurulu (CSB) verilerine göre, son beş yılda kimyasal kaza raporlarında belirgin bir artış yaşandı. CSB, yalnızca 2023'te 174 kimyasal olay kaydederken, bu sayı 2019'daki 122 olayın oldukça üzerinde. Uzmanlar, bu artışı yaşlanan altyapı ve yetersiz denetimlere bağlıyor. Trump yönetimi ise, iş dünyasının baskısıyla, Kimyasal Güvenlik Kurulu'nun bütçesini kısmayı ve Zorunlu Risk Yönetim Planı (RMP) gibi düzenlemeleri hafifletmeyi öngören bir dizi adım atıyor. RMP, tesislerin kimyasal sızıntılara karşı acil durum planları yapmasını zorunlu kılıyor. Yönetim, bu kuralların 'gereksiz bürokratik yük' olduğunu savunuyor. Ancak Koopman gibi bilim insanları, HF gibi maddelerin yanlış yönetilmesinin felaket boyutunda kazalara yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Küresel Boyut ve Benzer Eğilimler
ABD'nin bu adımı, küresel çapta kimyasal güvenlik standartlarında bir gerilemeye işaret edebilir. Avrupa Birliği, REACH düzenlemeleriyle sıkı kurallar uygularken, ABD'deki bu gevşeme, çok uluslu şirketleri en düşük standarda yönlendirebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kimyasal kazaların sayısı hızla artıyor. 2020'de Beyrut limanındaki amonyum nitrat patlaması, 2022'de Hindistan'da bir kimyasal fabrikadaki sızıntı bunun sadece birkaç örneği. Trump yönetiminin politikaları, küresel tedarik zincirlerinde güvenlik açıkları yaratabilir. Diğer yandan, ABD'deki enerji ve petrokimya sektörü, kuralsızlaştırmanın istihdam ve yatırımı artıracağını savunuyor. Ancak çevre örgütleri, bunun uzun vadede daha büyük maliyetlere ve can kaybına yol açacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrokimya ve enerji sektöründe ABD ile önemli ticari bağlara sahip. Trump yönetiminin kimyasal güvenlik kurallarını gevşetmesi, Türkiye'ye yönelik kimyasal madde ihracatında denetim zafiyeti yaratabilir. Ayrıca, Türkiye'de de kimyasal tesislerin sayısı artarken, ABD'deki gelişmeler küresel standartların düşmesine neden olabilir. Bu durum, Türkiye'nin kendi kimyasal güvenlik mevzuatını sıkılaştırmasını ve uluslararası işbirliğini artırmasını gerektiriyor. Aksi halde, kimyasal kazaların artması ve çevresel felaketler gündeme gelebilir.