Kenya'da üniversite diplomasına sahip binlerce genç, resmi iş bulma umudunu yitirince geçim kaynağını teknoloji destekli tarımda arıyor. Nairobi, Mombasa ve Kisumu gibi büyük şehirlerde yüzde 40'a varan genç işsizliği, yeni nesil girişimcileri akıllı tarım mobil uygulamalarına ve yapay zeka tabanlı çözümlere yöneltiyor. Bu gençler, geleneksel tarım bilgisini modern yazılımlarla harmanlayarak verimliliği artırıyor, pazar bulma sorununu çözüyor ve iklim değişikliğine uyum sağlıyor.
Tarımda dijital dönüşümün öncüleri
James Ochieng, Nairobi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu. Üç yıldır iş aradıktan sonra ailesinin küçük çiftliğine döndü. Ancak dönüşü sıradan bir çiftçilikten farklı oldu. Ochieng, toprak nemini ölçen sensörler, hava durumu tahminleri için yapay zeka modelleri ve ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturan bir mobil uygulama geliştirdi. “Diplomamın işe yaramadığını düşünüyordum ama aslında tüm bu becerileri tarımda kullanabiliyorum. Şimdi 20 dönümlük arazimizden eskisine göre üç kat fazla verim alıyorum” diyor.
Benzer hikayeler Kenya’nın dört bir yanında çoğalıyor. Hükümet verilerine göre, son iki yılda tarımsal teknoloji (agri-tech) girişimlerinin sayısı yüzde 150 arttı. Bu girişimlerin büyük kısmı 30 yaş altı gençler tarafından kuruluyor. Kullanılan yapay zeka araçları arasında drone’larla bitki hastalığı tespiti, otomatik sulama sistemleri ve pazar fiyat tahminleri öne çıkıyor. Kenya Tarım Bakanlığı, bu yılın başında genç çiftçilere yönelik 5 milyon dolarlık bir dijital hibe programı başlattı.
Ancak dönüşümün önünde engeller de var. Kırsal alanlarda internet erişimi sınırlı, elektrik kesintileri yaygın ve cihaz maliyetleri yüksek. Buna rağmen genç girişimciler, basit SMS tabanlı hizmetlerden başlayarak çözümler üretiyor. Örneğin, “Mkulima Smart” uygulaması, cep telefonu olan her çiftçiye ücretsiz hava durumu ve zararlı uyarıları gönderiyor. Uygulamanın kurucusu Grace Wanjiku, “Teknolojiye erişimi olmayan çiftçiyi de sisteme dahil etmek zorundayız. Yoksa dijital uçurum büyür” diye konuşuyor.
Küresel tarımda yeni bir model mi?
Kenya’daki bu eğilim, Sahra Altı Afrika’da genç işsizliğine karşı bir model olarak görülüyor. Dünya Bankası verilerine göre, kıtada her yıl 10-12 milyon genç iş gücüne katılıyor, ancak resmi sektör bunun ancak yüzde 10’unu istihdam edebiliyor. Tarım ise GSYİH’nin ortalama yüzde 25’ini oluşturmasına rağmen gençler tarafından “modası geçmiş” olarak algılanıyordu. Yapay zeka ve mobil teknolojiler bu algıyı değiştiriyor.
Benzer girişimler Nijerya, Gana ve Uganda’da da yaygınlaşıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dijital tarımın 2030 yılına kadar Afrika’da 100 milyon gence istihdam sağlayabileceğini tahmin ediyor. Ancak uzmanlar, bunun için altyapı yatırımları, eğitim reformları ve özel sektör teşviklerinin şart olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya örneği, Türkiye’nin tarımda teknoloji kullanımı ve genç istihdamı politikaları için önemli dersler içeriyor. Türkiye’de de tarım sektörü, genç nüfusun ilgisini çekmekte zorlanıyor ve kırsal göç hızla devam ediyor. Oysa yapay zeka ve mobil uygulamalarla donatılmış tarım, Türkiye’nin yüksek genç işsizliği sorununa (yüzde 25 civarı) kısmi çözüm sunabilir. Ayrıca, Türkiye’nin tarım ihracatında söz sahibi olduğu Ortadoğu ve Afrika pazarlarında, bu tür yeniliklere olan talep artıyor. Türk teknoloji firmalarının, Kenya’daki deneyimlerden faydalanarak benzer çözümleri geliştirmesi ve Afrika’ya açılması stratejik bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Bu, hem dış ticaret açığını kapatmaya yardımcı olur hem de küresel gıda güvenliğine katkı sağlar.