Kenya'da, takipçilerini ölüme sürüklediği suçlamasıyla yargılanan 'kıyamet tarikatı' lideri Paul Mackenzie'nin davasında ilk kararın açıklanması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl ülkenin güneydoğusundaki Shakahola ormanında yüzlerce cesedin bulunmasıyla ortaya çıkan skandal, Kenya tarihinin en karanlık olaylarından biri olarak anılıyor. Mackenzie, takipçilerini dünyanın sonunun geleceğine ve kendisinin cennete giden yolu göstereceğine inandırarak ölüme teşvik etmekle suçlanıyor. Kenya mahkemesinin vereceği ilk karar, hem ülke içinde hem de uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandıracak.
Shakahola Ormanı'ndaki Karanlık Keşif
2023 yılının Nisan ayında Kenya polisi, Malindi bölgesindeki Shakahola ormanında yaptığı aramalarda çok sayıda sığ mezara ulaştı. Kazılar sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu 400'den fazla kişinin cesedi çıkarıldı. Kurtulanların ifadelerine göre, Mackenzie takipçilerine gıda alımını durdurmalarını, böylece 'dünyanın sonu geldiğinde kurtulacaklarını' söylemişti. Olayın ardından bölgede geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı ve Mackenzie tutuklandı. Kenya hükümeti, olayın ardından tarikatlar ve dini kuruluşlar üzerindeki denetimi sıkılaştırma sözü verdi.
Mackenzie'nin liderliğini yaptığı 'Good News International Ministries' adlı yapı, aslında yıllardır bölgede faaliyet gösteriyordu. Ancak yetkililer, şikayetlerin yeterince ciddiye alınmadığı ve erken müdahale edilmediği yönünde eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Davanın ilk duruşmalarında Mackenzie suçlamaları reddetti ve kendisinin sadece dini öğretiler yaydığını savundu. Ancak savcılık, Mackenzie'nin takipçileri üzerinde baskı kurduğunu, onları açlığa mahkum ettiğini ve ölümlerden doğrudan sorumlu olduğunu belirtiyor.
Paul Mackenzie Kimdir?
Paul Nthenge Mackenzie, Kenya'nın kıyı bölgesinde uzun yıllar taksi şoförlüğü ve küçük işletmecilik yapmış bir isim. 2000'li yılların başında dini vaazlar vermeye başladı ve kendi cemaatini oluşturdu. Zamanla radikal görüşleriyle dikkat çeken Mackenzie, takipçilerine dünyevi eğitimi ve tıbbi tedaviyi reddetmeleri çağrısında bulundu. 2017 yılında çocuklarını okula göndermediği gerekçesiyle tutuklandı ancak kısa süre sonra serbest bırakıldı. Bu olay, Mackenzie'nin devlet kurumlarıyla ilk ciddi çatışması olarak kayıtlara geçti.
Mackenzie'nin vaazları, kıyamet söylemleri ve dünyanın sonunun yakın olduğu iddiaları üzerine kuruluydu. Takipçilerine, kendisinin 'Tanrı'nın elçisi' olduğunu ve onun dediklerini yaparlarsa kurtuluşa ereceklerini anlatıyordu. Shakahola ormanında kurduğu kampta, takipçilerini izole bir yaşama zorlayarak dış dünyayla bağlarını kopardı. Kurtulanların anlattıklarına göre, kampta açlık ve susuzluk had safhadaydı; birçok kişi hayatını kaybederken, Mackenzie ve yakın çevresi daha iyi koşullarda yaşıyordu.
Davanın Seyri ve Beklenen Karar
Kenya'da görülen dava, ülkenin yargı sistemi için de bir sınav niteliğinde. Mackenzie ve beraberindeki 90'dan fazla sanık, cinayet, çocuk istismarı ve yasa dışı örgüt kurma gibi suçlamalarla yargılanıyor. Davanın ilk kararının, özellikle Shakahola ormanında hayatını kaybedenlerin aileleri için önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor. Kenya basını, kararın Mackenzie'nin suçlu bulunması yönünde çıkması halinde emsal teşkil edeceğini ve ülkedeki diğer tarikat yapılarına karşı caydırıcı olacağını yazıyor.
Uluslararası kamuoyu da davayı yakından takip ediyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Kenya hükümetini olayın aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması konusunda defalarca uyardı. Öte yandan, Mackenzie'nin avukatları müvekkillerinin adil yargılanmadığını ve delillerin yeterli olmadığını savunuyor. Mahkemenin vereceği karar, Kenya'nın hukuk devleti olma yolundaki kararlılığını göstermesi açısından da kritik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya'da yaşanan bu trajedi, dini istismar ve radikal grupların yol açtığı insani krizlerin ne denli büyük sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Türkiye, bölgesel istikrar ve insan hakları konularında duyarlı bir ülke olarak, dost ve müttefik ülkelerdeki bu tür olaylara kayıtsız kalmıyor. Olay, Afrika Boynuzu'ndaki güvenlik ve sosyal dokunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin Afrika açılımı ve kıtadaki insani yardım faaliyetleri çerçevesinde, Kenya ile ilişkilerinde bu tür krizlerin önlenmesine yönelik işbirliği imkanları bulunuyor. Ayrıca, dini istismarın önlenmesi konusunda uluslararası platformlarda işbirliği yapılması, Türkiye'nin küresel barış ve güvenliğe katkısı açısından da önem taşıyor.