Kenya Temyiz Mahkemesi, ülkenin en büyük mobil ağ operatörü Safaricom Plc'nin %15'lik hissesinin Güney Afrikalı Vodacom Group Ltd.'ye satışını engelleyen alt mahkeme kararını bozdu. Bu karar, Kenya Ulusal Hazinesi'nin Doğu Afrika'nın en büyük telekomünikasyon şirketindeki payını elden çıkarma planının önünü açtı. Temyiz mahkemesi, hisse satışının geçici olarak durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbiri kaldırarak, taraflar arasındaki anlaşmazlığın esasına ilişkin nihai kararın daha sonra verileceğini belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Safaricom, 2000 yılında Kenya hükümeti ve özel sektör ortaklığıyla kurulmuş olup, ülkenin en karlı şirketlerinden biridir. Hisselerinin bir kısmı Nairobi Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem görmektedir. Kenya hükümeti, 2022 yılında Vodacom ile yapılan anlaşma kapsamında %15 hisseyi satmayı kabul etmişti. Ancak bu satış, bazı sivil toplum kuruluşları ve siyasi gruplar tarafından kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle mahkemeye taşınmıştı. Alt mahkeme, satışın geçici olarak durdurulmasına karar vermişti. Temyiz mahkemesinin son kararı, satış sürecinin devam edebilmesine olanak tanıyor. Satışın tamamlanması durumunda Vodacom, Safaricom'daki payını %35'e çıkaracak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu satış, Doğu Afrika telekom sektöründe önemli bir konsolidasyon hareketi olarak değerlendiriliyor. Vodacom, Güney Afrika merkezli bir operatör olup Afrika kıtasında yaygın bir ağa sahiptir. Safaricom'un M-Pesa gibi mobil para hizmetleriyle bölgedeki finansal teknoloji pazarındaki lider konumu, Vodacom için stratejik bir değer taşıyor. Anlaşmanın tamamlanması, Kenya'nın yabancı yatırım çekme kapasitesi açısından da olumlu bir sinyal olarak görülüyor. Öte yandan, satışa karşı çıkanlar, yerel bir şirketin yabancı kontrolüne geçmesinin ulusal egemenliği zedeleyebileceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bu gelişme Afrika kıtasındaki yabancı yatırım dinamiklerine ışık tutuyor. Türkiye, özellikle son yıllarda Afrika ile ticari ilişkilerini geliştirmekte ve telekomünikasyon, altyapı gibi sektörlerde yatırım fırsatları aramaktadır. Kenya mahkemesinin yabancı sermayeyi teşvik eden kararı, Türk şirketlerinin bölgeye olan ilgisini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin benzer şekilde kamu-özel ortaklığı modeliyle işlettiği stratejik şirketlerdeki hisse satışları düşünüldüğünde, düzenleyici ve yargı süreçlerinin yatırımcı güveni üzerindeki etkisi önem kazanmaktadır.