Kenya, 2024 Mali Yasa tasarısına karşı başlatılan protestoların ikinci yıldönümünde, şiddet olaylarının yeniden alevlenmesi endişesiyle anma etkinliklerine hazırlanıyor. 20 Haziran 2024'te başlayan gösteriler, polisin sert müdahalesiyle kısa sürede kanlı çatışmalara dönüşmüş, en az 60 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Olayların başlangıcı, halkın artan vergi yükü ve hayat pahalılığına karşı duyduğu öfkenin bir yansımasıydı. Sivil toplum kuruluşları, insan hakları grupları ve muhalefet partileri, cumartesi günü yeniden sokaklara çıkmayı planlarken, hükümetin bu kez de benzer bir orantısız güç kullanımına başvurmasından endişe ediliyor.
Gelişmenin arka planı
Kenya Devlet Başkanı William Ruto yönetimi, 2024 yılında kamu borcunu azaltmak amacıyla yeni bir mali yasa tasarısı sunmuştu. Tasarı, temel gıda maddeleri, akaryakıt ve dijital hizmetlere ek vergiler getiriyor, asgari ücretli çalışanlardan da daha yüksek oranda vergi kesintisi yapılmasını öngörüyordu. Bu düzenleme, özellikle genç nüfus ve düşük gelirli kesimler arasında büyük tepki topladı. Protestolar ilk olarak başkent Nairobi'de başladı, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Göstericiler, parlamento binasını basmaya çalışırken güvenlik güçleri gerçek mühimmat kullanarak müdahale etti. Çatışmalarda 60'tan fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı, binlerce kişi gözaltına alındı. Olayların ardından Ruto, tasarıyı geri çekmek zorunda kaldı ve bazı bakanlarını görevden aldı. Ancak geçen iki yıl içinde hükümetin şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda somut adım atmaması, toplumsal gerginliği yeniden tırmandırdı.
Bölgesel veya küresel boyut
Kenya'daki protestolar, Doğu Afrika bölgesinde demokratik yönetim ve insan hakları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Kenya, Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği nezdinde bölgesel istikrarın önemli bir aktörü olarak görülüyor. Ancak iç politikadaki bu tür şiddet olayları, ülkenin uluslararası itibarını zedeliyor. ABD ve Avrupa Birliği, Kenya hükümetine itidalli olma çağrısı yaparken, Çin ve Rusya gibi ülkeler iç işlerine karışmama politikası izliyor. Ekonomik olarak ise turizm ve yabancı yatırım akışı olaylardan olumsuz etkileniyor. Bölge ülkeleri, Kenya'daki istikrarsızlığın sığınmacı akınlarına ve ticaret yollarının kesintiye uğramasına neden olabileceği endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kenya ile son yıllarda ekonomik ve askeri iş birliğini derinleştirmiştir. Türk Hava Yolları'nın Nairobi seferleri, TİKA'nın kalkınma projeleri ve savunma sanayii anlaşmaları bu ilişkinin temelini oluşturuyor. Kenya'daki iç karışıklıklar, Türk şirketlerinin yatırımlarını ve bölgesel ticaret potansiyelini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Doğu Afrika'da artan güvenlik sorunları, Türkiye'nin Somali ve Etiyopya'daki varlığını da dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Ankara'nın, Kenya'daki gelişmeleri yakından izlemesi ve taraflara itidal çağrısında bulunması beklenebilir.