Kenya'nın Laikipia bölgesinde ABD'nin Ebola karantina merkezi kurma planı, yerel halkın toprak ve egemenlik endişeleriyle büyük protestolara yol açtı. Laikipia, sömürge döneminden bu yana yabancı güçlerin müdahalelerine tanık olan bir bölge. ABD merkezi, bölge halkı tarafından 'yeni bir sömürgeci müdahale' olarak algılanıyor. Protestolar, İngiliz sömürge döneminde el konulan toprakların geri verilmesi taleplerini de yeniden gündeme getirdi. Laikipia’nın yerli toplulukları, yabancı askeri varlık ve sağlık tesislerinin aslında bir üs olarak kullanılacağından endişe ediyor.
Gelişmenin Arka Planı: Sömürge Mirası ve Toprak Sorunları
Laikipia bölgesi, Kenya'nın Rift Vadisi'nde yer alır ve zengin tarım arazilerine sahiptir. İngiliz sömürge döneminde (1888-1963) bu topraklar beyaz yerleşimcilere verilmiş, yerli topluluklar 'Rezerv' alanlara itilmişti. Bağımsızlıktan sonra toprak reformları yetersiz kaldı; büyük çiftlikler hâlâ yabancıların veya yerel elitlerin elinde. ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı bir kuruluş olan 'Defense Threat Reduction Agency', bölgede bir Ebola karantina ve araştırma merkezi kurmayı planlıyor. Resmî açıklamalara göre merkez, salgın hastalıklara karşı küresel hazırlık amacı taşıyor. Ancak yerel halk, bu tesisin aslında ABD askeri varlığını artırmak ve bölgenin doğal kaynaklarını kontrol etmek için bir örtü olduğunu düşünüyor. Protestocular, 'Laikipia bizim toprağımız', 'Ebola değil, sömürgecilik istemiyoruz' sloganlarıyla sokaklara döküldü. Kenya hükümeti, ABD ile yapılan anlaşmanın egemenliğe saygılı olduğunu savunuyor ancak muhalefet ve sivil toplum örgütleri anlaşmanın gizli maddeler içerdiğini iddia ediyor. Laikipia Senatörü Johnson Sakaja, 'Bu bir sağlık tesisi değil, bir üs. Halkımıza danışılmadı' diyerek tepki gösterdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Afrika'da ABD Askeri Varlığı ve Egemenlik Tartışmaları
ABD'nin Afrika'daki askeri varlığı, özellikle Afrika Komutanlığı (AFRICOM) üzerinden yürütülüyor. AFRICOM'un merkezi Almanya'da olup kıtada 29 ülkede askeri üs veya tesislere sahip. Kenya, terörle mücadele kapsamında ABD ile yakın işbirliği yapıyor; Camp Simba (Manda Körfezi) gibi üsler bulunuyor. Ancak Laikipia'daki karantina merkezi, doğrudan sağlık gerekçesiyle kurulmasına rağmen askeri amaçlı olduğu şüphesini doğuruyor. Ebola'nın Afrika'da yeni bir salgına yol açması riskine karşı hazırlık yapmak mantıklı görünse de, bölge halkının güvensizliği sömürgeci geçmişten kaynaklanıyor. Benin, Nijer, Burkina Faso gibi ülkelerde de ABD askeri varlığına karşı protestolar artıyor. Çin'in Afrika'daki yatırımları ve 'borç tuzağı' eleştirileriyle birlikte, kıtadaki yabancı güçler arasındaki rekabet derinleşiyor. Laikipia olayı, bu küresel mücadelenin bir yansıması olarak okunabilir. Afrika Birliği, üye ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi çağrısında bulunurken, Kenya devleti ise ABD ile stratejik ortaklığını sürdürmek istiyor. Yerel halkın endişeleri giderilmezse, benzer projelerin gelecekte daha büyük çatışmalara yol açması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kenya’daki bu gelişme, Afrika kıtasında artan yabancı askeri varlık ve egemenlik tartışmalarının bir parçasıdır. Türkiye, Afrika'da Somali, Libya, Sudan gibi ülkelerde askeri üs ve işbirliği anlaşmalarına sahiptir. Bu tür protestolar, Türkiye’nin Afrika'daki varlığının yerel halk tarafından nasıl algılandığına dair bir uyarı niteliği taşımaktadır. Türkiye’nin 'kazan-kazan' söylemiyle yürüttüğü Afrika politikasının, şeffaflık ve yerel katılım ilkelerine dayandırılması önemlidir. Laikipia’daki olay, yabancı güçlerin sağlık veya kalkınma gerekçesiyle bile olsa, tarihsel travmaları tetikleyebileceğini göstermektedir. Türkiye’nin kıtadaki insani yardım ve altyapı projeleri bu hassasiyetle yürütülmelidir.