ABD’nin başkenti Washington D.C.’de bulunan ünlü John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’nin (Kennedy Center) dış cephesinden Başkan Donald Trump’ın adının kaldırılması çalışmaları, mahkeme kararının ardından hava muhalefeti nedeniyle yaşanan gecikmenin sona ermesiyle birlikte Cumartesi sabahı erken saatlerde başladı. İlçe mahkemesinin belirlediği son teslim tarihi olan Cuma gece yarısından birkaç saat sonra harekete geçen ekipler, merkezin ön cephesinde yer alan büyük harflerle yazılmış 'TRUMP' yazısını sökmeye başladı.
Arka plan: Mahkeme kararı ve süreç
Kennedy Center’ın yönetimi, geçtiğimiz aylarda Başkan Trump’ın merkezin isim babası olan eski Başkan John F. Kennedy’nin mirasına aykırı olduğu gerekçesiyle adının kaldırılmasına karar vermişti. Ancak Beyaz Saray’ın müdahalesi ve Trump yanlısı grupların açtığı dava, süreci uzattı. Washington D.C. Bölge Mahkemesi, geçtiğimiz hafta verdiği kararda, merkez yönetiminin isim değişikliğini yapma hakkına sahip olduğunu teyit ederek, en geç 14 Şubat Cuma gece yarısına kadar söküm işleminin tamamlanmasını emretmişti.
Adalet Bakanlığı (DOJ) avukatları, merkezi temsilen Cuma akşamı geç saatlerde mahkemeye başvurarak, hava koşullarının elverişsizliği nedeniyle söküm için 12 saatlik ek süre talep etti. Mahkeme bu talebi kabul etti ve çalışmaların Cumartesi günü öğle saatlerine kadar tamamlanmasına izin verdi. Ekiplerin sabahın erken saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri altında çalışmaya başlamasıyla birlikte, 'Trump' yazısının büyük ölçüde söküldüğü belirtildi. Kennedy Center yönetimi, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, 'Hukukun üstünlüğüne olan inancımızla mahkeme kararına uyduk. Merkezimiz, tüm Amerikalıların sanatla buluştuğu bir yer olarak kalacak' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD'de sanat ve siyaset gerilimi
Kennedy Center’ın isim değişikliği, ABD’de kültür-sanat kurumlarının siyasallaşması tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Trump’ın başkanlık döneminde birçok sanat kurumu, politikalarını protesto etmek için isim değişikliklerine gitmiş veya Trump’la bağlantılı bağışları reddetmişti. Kennedy Center özelinde ise, merkezin 1990’larda Trump’tan aldığı bağış karşılığında isim hakkı verilmesi, yıllardır eleştiri konusuydu. Merkez yönetimi, Ocak 2021’de Trump’ın başkanlıktan ayrılmasının ardından isim değişikliği için harekete geçmiş, ancak hukuki süreçler nedeniyle uygulama gecikmişti.
Küresel ölçekte bu gelişme, kamu binalarının ve kültürel mekanların siyasi figürlerle anılması konusundaki hassasiyeti bir kez daha gözler önüne seriyor. Avrupa’da da benzer tartışmalar yaşanırken, ABD’deki bu karar, ifade özgürlüğü ile kamu yararı arasındaki dengenin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Kennedy Center’ın bu hamlesi, muhafazakar çevrelerden sert tepki çekerken, liberal kesimlerden destek gördü.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kennedy Center'daki isim değişikliği, Türkiye’deki kamuya ait kültürel mekanların siyasi figürlerin adlarını taşıması konusundaki tartışmalara ışık tutuyor. Türkiye’de de özellikle son yıllarda bazı kamu binalarına ve sanat merkezlerine dönemin siyasi figürlerinin adlarının verilmesi eleştirilmişti. Bu tür isimlendirmelerin kültürel miras ve tarafsızlık ilkeleriyle ne ölçüde bağdaştığı, benzer hukuki süreçlerin Türkiye’de de yaşanabileceğini gösteriyor. Ayrıca, ABD’de yargının bu konuda net bir tavır koyması, Türk yargısının da benzer durumlarda hukukun üstünlüğünü tesis etmesi açısından örnek teşkil edebilir. Küresel kültür-sanat dünyasında yaşanan bu gelişme, Türkiye’nin kültür diplomasisi ve yumuşak güç politikalarında isimlendirme kararlarının etkisini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.