İngiltere Başbakanı Keir Starmer, iki yıl önce kazandığı ezici seçim zaferinin ardından bugün geldiği noktada siyasi bir çöküş yaşıyor. Tarihçiler bu hızlı düşüşü yıllarca tartışacak. Son on yılda İngiltere'yi yöneten altı başbakanın ardından yedinci yolda gözükürken, Starmer'ın hikâyesi en çarpıcı olanı olabilir. İşçi Partisi lideri, 2024 yazında Boris Johnson'ın skandallarla dolu döneminin ardından ülkeye umut vaat ederek girdiği 10 Numara'da şimdi anketlerde geriye düştü, parti içinde isyanla karşı karşıya ve seçmen nezdinde güvenilirliğini yitirdi. Peki nerede yanlış gitti?
Zaferden Düşüşe: Starmer'ın Siyasi Yolculuğu
Keir Starmer, 2024 genel seçimlerinde Muhafazakâr Parti'yi tarihi bir yenilgiye uğratarak başbakanlık koltuğuna oturdu. Seçim kampanyasında "değişim" ve "dürüstlük" vaatleriyle öne çıkan Starmer, Brexit sonrası ekonomik durgunluk, pandemi ve Johnson'ın istifa etmesiyle sarsılan ülkede taze bir başlangıç olarak görülüyordu. Ancak iki yıl sonra, İngiltere'deki siyasi manzara çok farklı. Son kamuoyu yoklamaları, Starmer'ın onay oranının yüzde 30'un altına düştüğünü ve İşçi Partisi'nin Muhafazakâr Parti karşısında oy kaybettiğini gösteriyor. Parti içindeki muhalifler, Starmer'ı seçim vaatlerini yerine getirmemekle ve "merkez sağa" kaymakla suçluyor.
Starmer'ın düşüşünün temel nedenleri arasında, ekonomik krizin derinleşmesi yer alıyor. Pandemi ve Ukrayna savaşının tetiklediği enerji fiyatlarındaki artış, enflasyonun yüzde 10'u aşmasına yol açtı. Starmer yönetimi, kamu harcamalarını kısmaya ve vergileri artırmaya yönelik kemer sıkma politikaları uyguladı. Ancak bu önlemler, seçmenlerin yaşam standartlarını iyileştirmediği gibi, özellikle alt ve orta gelir gruplarında ciddi rahatsızlık yarattı. Sağlık sistemi NHS'deki kriz, okullardaki bütçe kesintileri ve konut fiyatlarındaki düşüş, Starmer'ın "sosyal adalet" vaatlerini boşa çıkardı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İngiltere'deki Siyasi Krizin Etkileri
Starmer'ın düşüşü, yalnızca İngiltere iç siyasetiyle sınırlı kalmıyor. Birleşik Krallık, Brexit sonrası Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini yeniden şekillendirmeye çalışırken, siyasi istikrarsızlık bu süreci sekteye uğratıyor. AB, İngiltere ile ticaret müzakerelerinde Starmer yönetiminin zayıflamasından endişe duyuyor. Ayrıca, İskoçya'nın bağımsızlık talepleri ve Kuzey İrlanda protokolündeki anlaşmazlıklar, Starmer'ın zayıf liderliğinde daha da kronik hale gelebilir. Küresel ölçekte ise, İngiltere'nin NATO'daki rolü, Ukrayna'ya askeri desteği ve Çin ile ticaret ilişkileri, başbakanın meşruiyet kriziyle gölgeleniyor. Uluslararası yatırımcılar, İngiltere'deki siyasi belirsizlik nedeniyle yatırım kararlarını ertelemeye başladı.
Starmer'ın düşüşü, aynı zamanda Avrupa'da yükselen popülist dalga ve seçmenlerin geleneksel partilere olan güvensizliğiyle de bağlantılı. Fransa, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde de benzer eğilimler gözlemleniyor. Uzmanlar, Starmer'ın hızlı çöküşünü "sabırsız seçmen kitlesinin liderlerden anında sonuç beklemesine" bağlıyor. Bu durum, İngiltere'nin gelecekteki hükümetlerinin de kırılganlığını artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Keir Starmer'ın düşüşü, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, İngiltere'nin istikrarsızlaşması küresel güç dengelerini etkileyebilir. Birleşik Krallık, Türkiye'nin NATO müttefiki ve önemli bir ticaret ortağıdır. Siyasi kriz, İngiltere'nin terörle mücadele, savunma sanayii işbirliği ve Balkanlar, Orta Doğu gibi bölgesel meselelerdeki politikalarını zayıflatabilir. Türkiye, Brexit sonrası İngiltere ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmasını derinleştirmeyi hedeflerken, Londra'daki istikrarsızlık müzakereleri yavaşlatabilir. Ayrıca, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde son yıllarda artan savunma işbirliği, başbakan değişikliği durumunda yeniden tanımlanma riski taşımaktadır. Kısaca, Starmer'ın düşüşü, Türkiye'nin çok kutuplu dünyada ittifaklarını çeşitlendirme stratejisi açısından bir uyarı niteliği taşımaktadır.