İngiltere siyaseti, İşçi Partisi Lideri Sir Keir Starmer’ın sürpriz istifası ve Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın âdeta bir "taç giyme töreni" havasında genel başkanlığa yükselmesiyle sarsıldı. Salı günü İngiliz gazetelerinin manşetlerine taşınan bu gelişme, ülkede erken genel seçim beklentilerini de yeniden alevlendirdi. Starmer’ın gözyaşları içinde yaptığı veda konuşması, "Keir'in gözyaşları... Andy'nin tacı" başlıklarıyla yankı bulurken, muhafazakâr hükümet ise bu tabloyu "yetkisiz mesih" olarak yorumladı.
Starmer Dönemi Sona Erdi: Başarısızlık mı, Stratejik Çekilme mi?
Sir Keir Starmer, 2020’den bu yana sürdürdüğü İşçi Partisi liderliğinden, partinin kamuoyu yoklamalarında beklenen sıçramayı yapamaması ve iç muhalefetin artması nedeniyle istifa etti. Parti içi kaynaklara göre, Starmer özellikle seçim vaatleri ile mevcut politika arasındaki uçurumun giderek derinleşmesi nedeniyle eleştiriliyordu. Son bir yılda partideki sol kanatla yaşadığı gerilimler, istifasını kaçınılmaz kıldı. Starmer, veda konuşmasında parti birliğine vurgu yaparken, Burnham’ın liderliğine tam destek verdiğini açıkladı.
Andy Burnham ise 2017’deki başarısız genel başkanlık yarışının ardından bu kez rakipsiz kaldı. İngiliz basını, Burnham’ın adaylık sürecinde neredeyse hiçbir ciddi muhalefetle karşılaşmamasını "taç giyme töreni" olarak nitelendirdi. Greater Manchester’daki popülaritesi ve merkez sol söylemiyle tanınan Burnham, partinin yeniden iktidar umudu olarak görülüyor.
Muhafazakârların Gözüyle: "Yetkisiz Mesih" mi, Gerçek Bir Tehdit mi?
Hükümet kanadı ise Burnham’ın yükselişini "yetkisiz bir mesih" olarak tanımladı. Başbakan Rishi Sunak’a yakın kaynaklar, Burnham’ın popülist söylemlerine dikkat çekerek, "Seçilmemiş bir liderin halktan aldığı destek, demokratik meşruiyeti sorgulatıyor" yorumunda bulundu. Öte yandan, anket şirketlerinin yaptığı son kamuoyu yoklamaları, Burnham’ın ülke genelinde tanınırlığının ve sempatisinin yüksek olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, erken bir genel seçim halinde İşçi Partisi’nin oy oranının yüzde 40’ın üzerine çıkabileceğini, Muhafazakâr Parti’nin ise yüzde 30’un altına düşebileceğini tahmin ediyor.
Bu gelişmeler, Brexit sonrası ekonomik durgunluk, Ukrayna savaşının enerji fiyatlarına etkisi ve NHS’teki (Ulusal Sağlık Sistemi) kriz gibi bir dizi sorunla boğuşan İngiltere’de siyasi istikrarı yeniden tartışmaya açtı. Burnham’ın ilk icraatının parti içi birliği sağlamak ve seçim stratejisini netleştirmek olacağı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’deki bu liderlik değişikliği, Türk dış politikasını doğrudan etkilemese de bölgesel güç dengeleri açısından önem taşıyor. Andy Burnham, geçmişte Türkiye’nin AB üyelik sürecine ılımlı yaklaşan bir siyasetçi olarak biliniyor. Ancak İşçi Partisi’nin iktidara gelmesi halinde, özellikle Doğu Akdeniz ve Kıbrıs politikalarında Brexit sonrası daha bağımsız bir İngiltere’nin Ankara ile iş birliğini derinleştirme potansiyeli bulunuyor. Öte yandan, İngiltere’deki siyasi istikrarsızlık, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri kısa vadede etkileyebilir. Türkiye’nin, İngiltere ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmasının geleceği, yeni hükümetin ekonomi politikalarına bağlı olarak şekillenecek.