İngiltere'de siyasi dengeler hızla değişiyor. Başbakan Keir Starmer'ın beklenmedik istifasının ardından, İşçi Partisi'nin Manchester belediye başkanı Andy Burnham'ın temmuz ortasına kadar ülkenin yeni başbakanı olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Starmer'ın çarşamba akşamı yaptığı kısa açıklamayla görevinden ayrılması, Westminster'da şok dalgası yaratırken, parti içi hesapların yeniden yapılmasına neden oldu. Burnham'ın en güçlü rakibi olarak görülen İşçi Partisi'nin gölge maliye bakanı Rachel Reeves'in de yarıştan çekilmesi, Burnham'ın önünü açtı. Reeves'in destekçilerine yaptığı açıklamada, partinin bölünmemesi ve ülkenin bir an önce istikrara kavuşması için adaylıktan vazgeçtiğini belirttiği öğrenildi.
Gelişmenin arka planı
Keir Starmer, partisi içinde artan muhalefet ve son kamuoyu yoklamalarında İşçi Partisi'nin Muhafazakar Parti'nin gerisine düşmesi sonucu istifa kararı aldı. Starmer'ın liderliği boyunca partiyi merkeze çekme çabaları, sol kanadın tepkisini çekmişti. Özellikle Brexit sonrası göç politikaları ve sağlık sistemindeki reformlar konusunda parti içi çatlaklar derinleşmişti.
Andy Burnham, 2015-2020 yılları arasında İşçi Partisi'nin gölge içişleri bakanı ve sağlık bakanı olarak görev yapmış, 2021'den bu yana da Manchester belediye başkanı olarak çalışıyor. Burnham, özellikle Covid-19 salgını sırasında Manchester'da uyguladığı başarılı politikalarla adından söz ettirdi. Parti içinde merkez sol bir çizgi izleyen Burnham, hem partinin sol kanadı hem de merkezciler tarafından kabul edilebilir bir aday olarak görülüyor.
Burnham'ın başbakan olması durumunda, Brexit sonrası AB ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi, sağlık sisteminin finansmanı ve iklim politikaları gibi konularda yeni bir sayfa açması bekleniyor. Burnham, daha önce AB ile daha yakın ilişkiler kurulması gerektiğini savunmuş, ancak tam üyelik talebinde bulunmamıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'deki bu ani liderlik değişikliği, Avrupa ve küresel dengeleri de etkileyebilir. Starmer döneminde AB ile ilişkiler soğumuş, özellikle Kuzey İrlanda protokolü konusunda anlaşmazlıklar sürmüştü. Burnham'ın daha uzlaşmacı bir tavır takınması, AB ile ticaret anlaşmazlıklarının çözümüne kapı aralayabilir.
Öte yandan, İngiltere'nin NATO içindeki konumunda bir değişiklik beklenmiyor. Burnham, savunma harcamalarının artırılması ve Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi konusunda Starmer ile benzer görüşlere sahip. Ancak, Rusya'ya karşı daha diplomatik bir yaklaşım benimseyebileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki liderlik değişikliği, Türkiye-İngiltere ilişkileri açısından da önem taşıyor. Starmer döneminde iki ülke arasındaki ticaret hacmi artmış, ancak siyasi alanda derinleşme sağlanamamıştı. Burnham'ın başbakan olması halinde, Brexit sonrası imzalanan serbest ticaret anlaşmasının kapsamının genişletilmesi gündeme gelebilir. Ayrıca Burnham'ın AB ile yakınlaşma politikası, Türkiye'nin AB sürecini dolaylı olarak etkileyebilir. İngiltere'deki siyasi istikrar, Türkiye'nin bu ülkeyle yürüttüğü savunma sanayii iş birliği ve yatırımlar açısından da belirleyici rol oynayacak.