Peru'da 6 Haziran’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda muhafazakâr aday Keiko Fujimori, oyların yüzde 50,1’ini alarak zaferini ilan etti. Fujimori, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, seçim sonucunun neredeyse 'geri döndürülemez' olduğunu belirtti ancak ülkedeki siyasi bölünmüşlüğün farkında olduğunu vurguladı. Fujimori'nin rakibi solcu sendikacı Pedro Castillo ise seçimlerde usulsüzlük yapıldığını öne sürerek sonuçlara itiraz etti. Peru Seçim Mahkemesi'nin kesin sonuçları açıklamasına henüz haftalar olmasına rağmen, Fujimori'nin avantajı giderek artıyor.
Seçim sürecinde yaşanan gerilim
Peru, son yılların en çekişmeli seçimlerine tanıklık ediyor. İki aday arasındaki fark, yüzde 0,5’in altına kadar düştü. Fujimori, 1990-2000 yılları arasında ülkeyi yöneten ve şu anda cezaevinde bulunan babası Alberto Fujimori'nin mirasını taşıyor. Keiko Fujimori, seçim kampanyasında güvenlik, ekonomik istikrar ve yolsuzlukla mücadele vaatlerinde bulundu. Ancak kendisi de yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kaldı ve 2018'de kara para aklama suçlamasıyla geçici olarak tutuklanmıştı. Rakibi Pedro Castillo ise Peru'nun en yoksul bölgelerinden Cajamarca'da öğretmenlik yapıyor ve devletçi bir ekonomi politikası, doğal kaynakların millileştirilmesi ve yeni bir anayasa vaat ediyor. Castillo'nun seçim kampanyası, kırsal kesimden ve yoksul seçmenden büyük destek aldı.
Seçim süreci boyunca iki taraf da birbirini seçim hilesi yapmakla suçladı. Uluslararası gözlemciler, seçimlerin genel olarak adil ve şeffaf geçtiğini ancak bazı usulsüzlük raporları olduğunu belirtti. Fujimori'nin ekibi, Castillo'nun itirazlarının temelsiz olduğunu savunuyor. Peru Seçim Mahkemesi'nin itirazları değerlendirmesi ve nihai sonuçları açıklaması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Peru seçimleri, Latin Amerika'da son yıllarda artan siyasi kutuplaşmanın bir örneği olarak değerlendiriliyor. Fujimori'nin zaferi, bölgede sağ eğilimli hükümetleri güçlendirirken, Castillo'nun kazanması halinde sol dalganın yükseldiği Şili, Bolivya ve Arjantin gibi ülkelerle uyum sağlanması bekleniyor. Fujimori'nin ABD ile ilişkileri geliştirme ve Çin ile ticareti artırma yönündeki politikaları, ülkenin dış dengelerini etkileyebilir. Peru, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olduğu için, seçim sonucu küresel emtia piyasalarında da yankı bulabilir. Castillo'nun madencilik sektörüne yönelik millileştirme tehdidi, bakır fiyatlarında dalgalanmaya neden olmuştu. Fujimori'nin iş dünyası yanlısı duruşu ise piyasaları sakinleştirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticaret ortaklarından biridir. 2020 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 500 milyon dolar civarındaydı. Fujimori'nin zaferi, mevcut ekonomik ilişkilerin devamını ve potansiyel olarak derinleşmesini sağlayabilir. Öte yandan, Peru'nun siyasi istikrarı, Türk şirketlerinin bölgedeki yatırımları için kritik öneme sahiptir. Seçim sonuçlarıyla ilgili belirsizlikler devam ederse, bu durum kısa vadede ticari ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin Latin Amerika'ya yönelik dış politikasında Peru ile ilişkilere verdiği önem göz önüne alındığında, seçim sonucu Ankara tarafından yakından takip edilmektedir.