Peru'da 6 Haziran 2021'de yapılan başkanlık seçimlerinin ikinci turunda sağcı aday Keiko Fujimori, oyların sayımı devam ederken yarışı önde götürüyor. Fujimori, 9 Haziran Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 'ikiye bölünmüş' bir ülkeyi birleştirme sözü verdi. Seçim otoritelerinin açıkladığı kısmi sonuçlara göre Fujimori, rakibi solcu Pedro Castillo'nun önünde bulunuyor. Fujimori'nin bu sonuçla yarışı kazanmak için yeterli oya ulaştığı ve farkın kapanmasının zor olduğu belirtiliyor. Dört kez cumhurbaşkanlığına aday olan Fujimori, daha önce 2011 ve 2016 seçimlerinde de ikinci tura kalmış ancak kazanamamıştı.
Seçim süreci ve rakibi Castillo
Peru'da 11 Nisan'da yapılan ilk tur seçimlerinde hiçbir aday yüzde 50+1 oy alamayınca, 6 Haziran'da ikinci tura gidilmişti. İlk turda yüzde 18,9 oy alan Pedro Castillo ile yüzde 13,4 oy alan Keiko Fujimori yarışıyordu. Castillo, eski bir öğretmen ve sendika lideri olarak sol popülist bir söylemle kampanya yürütüyor. Fujimori ise babası Alberto Fujimori'nin 1990-2000 arasındaki otoriter yönetiminin mirasçısı olarak görülüyor. Alberto Fujimori, insan hakları ihlalleri ve yolsuzluktan hüküm giymiş durumda.
Seçim kampanyası süresince iki aday da birbirlerini sert dille eleştirdi. Castillo, Fujimori'yi yolsuzluk ve babasının mirası nedeniyle hedef alırken, Fujimori de Castillo'yu 'komünist bir tehdit' olarak tanımladı. Bu kutuplaşma, Perulu seçmenler arasında derin bir ayrışmaya yol açtı. Analistler, seçim sonucunun ülkenin gelecekteki siyasi yönünü belirleyeceğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Peru seçimleri, Latin Amerika'da son yıllarda yaşanan sağ-sol kutuplaşmasının bir yansıması olarak görülüyor. Brezilya, Arjantin ve Şili gibi ülkelerde de benzer siyasi ayrışmalar yaşanıyor. Fujimori'nin zaferi, bölgedeki sağcı liderleri (örneğin Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro) sevindirirken, sol eğilimli hükümetler (örneğin Meksika, Bolivya) Castillo'nun kaybından memnun olmayacak. Küresel düzeyde ise Peru'nun bakır, altın ve gümüş gibi maden kaynakları açısından zengin olması, seçim sonucunu uluslararası piyasalar için önemli kılıyor. Castillo, madencilik faaliyetlerine daha fazla devlet müdahalesi ve yerel toplulukların haklarının korunması vaat ederken, Fujimori daha liberal bir ekonomi politikası izleyeceğinin sinyalini veriyor. Bu nedenle, Fujimori'nin zaferi madencilik sektöründe rahatlama yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru seçimlerinin sonucu, Türkiye'nin Latin Amerika ile ticari ve diplomatik ilişkileri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika'ya açılım politikası kapsamında Peru ile ticaret hacmini artırmış, karşılıklı yatırımları teşvik etmiştir. Fujimori'nin piyasa dostu politikaları, Türk şirketlerinin Peru'daki madencilik ve altyapı projelerine ilgisini canlı tutabilir. Ancak Castillo'nun milliyetçi söylemleri, yabancı yatırımlar için risk oluşturabilirdi. Bu nedenle, Fujimori'nin zaferi Türk iş dünyası için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Diğer yandan, Peru'daki siyasi istikrar, küresel emtia fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisini de etkileyebilir. Özellikle bakır fiyatları, Türkiye'nin ithalat kalemleri arasında önemli bir yer tutmaktadır.