Katolik Kilisesi yetkilileri, Teksas'ta cinsel saldırı suçlamasıyla yargılanan ve kısa süre önce mahkum edilen Rahip Anthony Odiong'un geçici görev süresini, kadınların istismar iddialarıyla ilgili şikayetleri ortaya çıktıktan sonra dahi uzattı. Guardian'ın ulaştığı belgeler, kilisenin rahibin taciz ve saldırı geçmişine onlarca yıl boyunca göz yumduğunu ortaya koydu. Odiong, 2023 yılında üç kadına cinsel saldırıda bulunmaktan suçlu bulunmuş ve 50 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak kilisenin tepkisi, sistematik bir ihmal ve örtbas etme girişimi olarak nitelendiriliyor.
Kilisenin Yıllardır Süren Tepkisizliği
Guardian'ın soruşturmasına göre, Odiong hakkındaki ilk şikayetler 2000'li yılların başında, Nijerya'da görev yaparken ortaya çıktı. Nijeryalı kadınlar, rahibin kendilerine uygunsuz davranışlarda bulunduğunu ve fiziksel tacizde bulunduğunu bildirdi. Buna rağmen, kilise yetkilileri Odiong'u Nijerya'dan ABD'ye transfer etti ve Teksas'taki bir kilisede görevlendirdi. 2010 yılında, Teksas'ta bir kadın daha şikayette bulundu; ancak kilise yine sessiz kaldı. 2017 yılında, bir üniversite öğrencisi Odiong'un kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ettiğinde, kilise sadece rahibi başka bir cemaate atamakla yetindi. Bu süreçte, kilisenin üst düzey yetkilileri, Odiong'un geçici görev süresini üç kez uzattı ve onu aktif hizmette tuttu.
Mahkeme kayıtlarına göre, Odiong'un kurbanlarından biri, kilise yetkililerine 2018 yılında yazdığı bir mektupta, “Sizler beni korumak yerine bir canavarı korudunuz” ifadelerini kullandı. Kilisenin tepkisizliği, yalnızca Odiong'un değil, aynı zamanda diğer tacizci rahiplerin de korunmasına yol açan bir sistemin parçası olarak görülüyor.
Küresel Bir Skandalın Yeni Halkası
Bu vaka, Katolik Kilisesi'ni sarsan küresel cinsel istismar skandallarının en son örneği. Dünya genelinde binlerce rahibin çocuklara ve kadınlara yönelik cinsel suçlardan hüküm giydiği biliniyor. Kilise, uzun yıllar boyunca bu skandalları örtbas etmekle suçlanıyor. 2002 yılında Boston Globe'un ortaya çıkardığı skandal, kilisenin tacizci rahipleri korumak için sistematik bir şekilde onları başka cemaatlere naklettiğini göstermişti. Odiong vakası, bu modelin hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Nijerya Katolik Kilisesi'nin de olaya dahil olması, skandalın küresel boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
ABD'deki Katolik Kilisesi, son yıllarda binlerce tazminat davasıyla karşı karşıya kaldı. 2020 yılında, Kaliforniya'da bir mahkeme, kilisenin tacizci rahipleri koruduğu gerekçesiyle 1,2 milyar dolar tazminat ödemesine hükmetmişti. Odiong'un mahkumiyeti, bu tür davaların artmasına ve kilisenin itibarının daha da zedelenmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ölçekte dini kurumlara duyulan güvenin sarsılması bağlamında önem taşıyor. Türkiye'de de son yıllarda dini kurumlara yönelik güven sorunları tartışılırken, Kilise skandalları, dini otoritenin suiistimaline dair evrensel bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, ABD'deki bu tür davaların sonuçları, uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki gelişmeleri etkileyebilir. Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, cinsel suçlarla mücadele ve kurumsal hesap verebilirlik konularında benzer mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor.