Katar'ın eski Başbakanı Şeyh Hamad bin Casim bin Cabir Al Sani, Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırının ardından Suudi Arabistan'a kararlı destek verilmesi çağrısında bulundu. Saldırı, Yemen'deki Husilerin havalimanına yönelik füze veya insansız hava aracı saldırısı olarak tanımlanıyor. Hamad bin Casim, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirterek uluslararası toplumu ortak hareket etmeye davet etti.
Saldırının arka planı ve bölgesel gerilim
Abha Havalimanı'na yönelik saldırı, Yemen'deki çatışmanın Suudi Arabistan topraklarına taşınmasının son örneği. Husiler, son aylarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını artırmış durumda. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Yemen'de Husilere karşı operasyon düzenliyor. Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı, ancak havalimanındaki sivil uçuşların aksadığı bildiriliyor.
Katar eski Başbakanı'nın açıklaması, 2017'de Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır'ın Katar'a uyguladığı ablukanın ardından ilişkilerin normalleşme sürecine girdiği bir dönemde gelmesi açısından dikkat çekici. Katar, 2021'deki Ula Anlaşması ile ablukanın kaldırılmasının ardından Suudi Arabistan ile ilişkilerini onarmaya çalışıyor. Hamad bin Casim'in açıklaması, Katar'ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) içindeki dayanışma mesajı olarak yorumlanabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, Yemen savaşının bölgesel aktörler arasındaki dengeyi nasıl etkilediğini gösteriyor. Husiler, İran tarafından destekleniyor ve son dönemde İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik temasların yeniden başlamasına rağmen saldırılar sürüyor. Bu durum, Yemen'de kapsamlı bir ateşkesin sağlanmasının zorluğunu ortaya koyuyor. ABD ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, saldırıların sivil altyapıyı hedef alması uluslararası hukuk açısından endişe yaratıyor.
Katar'ın eski başbakanının çağrısı, Körfez ülkeleri arasında ortak güvenlik tehditlerine karşı işbirliğinin önemini vurguluyor. Ancak Katar'ın Husilerle olan ilişkileri de zaman zaman sorgulanıyor. Katar, Yemen savaşında Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona askeri destek vermemişti. Bu açıklama, Katar'ın bölgesel güvenlik mimarisinde daha aktif bir rol üstlenme isteğinin işareti olarak görülebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alırken, Suudi Arabistan ile ilişkilerini son dönemde iyileştirdi. Katar ile de yakın bağları bulunan Türkiye, Körfez'deki gerilimin azalmasını ve istikrarın korunmasını istiyor. Abha saldırısı, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü güçlendirebileceği bir zemin yaratabilir. Ancak Türkiye'nin önceliği, Körfez ülkeleriyle ekonomik ve savunma işbirliğini derinleştirmek. Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, bölgesel ticaret yollarını ve enerji güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle Ankara'nın yakından izlediği bir konu.