Yemen'de İran destekli Husi milisleri, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği Yemen hükümet güçlerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını gösteren bir video yayınladı. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sari, yayınlanan görüntülerin Marib ve Cevf cephelerinde düzenlenen operasyonlara ait olduğunu iddia etti. Video, Husi milislerinin son aylarda artan İHA kabiliyetini ve hükümet güçlerine yönelik baskısını gözler önüne seriyor. Saldırıların tam tarihi ve can kaybına ilişkin bağımsız bir doğrulama henüz yapılmadı; Yemen hükümeti ve Suudi koalisyonundan konuya ilişkin açıklama gelmedi.
Çatışmanın arka planı ve Husi İHA kapasitesi
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sanaa da dahil olmak üzere ülkenin kuzey ve batısının büyük bölümünü kontrol ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise 2015'ten itibaren hükümet güçlerine destek veriyor. Husi milisleri, son yıllarda İran'dan sağlanan teknolojiyle yerel üretim İHA'lar ve balistik füzeler kullanarak hem Yemen içinde hem de Suudi Arabistan topraklarında saldırılar düzenliyor. Birleşmiş Milletler uzmanları, Husi İHA'larının menzil ve isabet kabiliyetinin arttığını, bunun da bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirtmişti. Yayınlanan video, Husilerin propaganda amaçlı görsel materyallerle askeri başarı algısı oluşturma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Videoda, İHA'ların hükümet güçlerine ait askeri araçları ve mevzileri hedef aldığı anlar yer alıyor. Ancak görüntülerin doğruluğu ve çekim tarihi bağımsız kaynaklar tarafından teyit edilmedi. Husiler, geçmişte de benzer videolar yayınlayarak hem iç kamuoyuna hem de düşmanlarına mesaj göndermeyi amaçlamıştı. Uzmanlar, bu tür görüntülerin sahadaki gerçek durumu çarpıtabileceğine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen iç savaşı, Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının en önemli cephelerinden biri. Husi saldırıları, Suudi Arabistan'ın güney sınırlarında güvenlik endişelerini artırırken, Kızıldeniz'deki deniz ticareti ve petrol sevkiyatı için de risk oluşturuyor. ABD, İngiltere ve diğer Batılı ülkeler, Husi milislerinin Kızıldeniz'deki gemi saldırılarına karşı koalisyon güçleriyle birlikte devriye görevleri yürütüyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'de insani krizin derinleştiğini ve çatışmanın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisinin sürdüğünü vurguluyor. Husilerin İHA saldırıları, barış müzakerelerini de baltalayarak çözümsüzlüğü derinleştiriyor. Uluslararası toplum, taraflara ateşkes ve siyasi diyalog çağrısını yineliyor ancak somut bir ilerleme sağlanamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki çatışmada taraf tutmamakla birlikte Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. Husi saldırılarının artması, Kızıldeniz'deki güvenlik riskini yükselterek Türk ticaret gemileri ve enerji nakil hatları için potansiyel tehdit oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, Yemen'deki insani krize yönelik yardımlarda bulunuyor ve siyasi çözüm için diplomatik çabaları destekliyor. Bölgesel istikrarsızlığın sürmesi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Körfez'deki ekonomik ve güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ankara'nın, İran ve Suudi Arabistan arasındaki dengeyi gözeterek Yemen politikasını şekillendirmesi bekleniyor.