İspanya Anayasa Mahkemesi'nin, eski Katalonya Özerk Hükümet Başkanı Carles Puigdemont'un dönüşünün önündeki son hukuki engeli kaldırması bekleniyor. Yedi yıldır Belçika'da sürgünde yaşayan Puigdemont, 2017'deki başarısız bağımsızlık referandumunun ardından İspanya'ya dönerse tutuklanma riskiyle karşı karşıya. Ancak mahkemenin kararı, dokuz yıl önceki bağımsızlık girişiminden bu yana önemli ölçüde değişen bir Katalonya'ya döneceği anlamına geliyor.
Bağımsızlık Girişiminin Ardından Değişen Katalonya
2017 yılında Katalonya parlamentosu tek taraflı bağımsızlık ilan etmiş, Madrid yönetimi doğrudan yönetim uygulayarak özerkliği askıya almıştı. Puigdemont ve arkadaşları yargıdan kaçarak Belçika'ya sığınmış, bazıları hapis cezasına çarptırılmıştı. Aradan geçen dokuz yılda Katalonya'nın siyasi iklimi önemli ölçüde değişti. 2021'de hapisteki liderler affedildi, 2023'te ise ceza indirimleri gündeme geldi. Ayrıca, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in sosyalist hükümeti, Katalan solcu partilerle diyalog başlatarak gerilimi düşürdü.
Bağımsızlık hareketi içinde de bölünmeler yaşandı. Puigdemont'un yönettiği JxCat (Katalonya İçin Birlikte) partisi ile daha ılımlı Cumhuriyetçi Sol (ERC) arasında strateji farklılıkları derinleşti. ERC, diyalog yoluyla özerklik genişletme ve mali kaynakların artırılmasına odaklanırken, Puigdemont tek taraflı bağımsızlık ısrarını sürdürüyor. Son anketler, bağımsızlık yanlısı partilerin oy oranının %45 civarında olduğunu, toplumun yarısından azının bağımsızlığı desteklediğini gösteriyor. Ayrıca ekonomik kriz, Katalonya'nın İspanya'dan ayrılma maliyetine dair endişeleri artırdı.
Hukuki Süreç ve Siyasi Hesaplar
İspanya Anayasa Mahkemesi, Puigdemont hakkındaki yakalama emrinin kaldırılması yönünde karar almaya hazırlanıyor. Avrupa Adalet Divanı'nın 2023'te verdiği bir karar, Puigdemont'un dokunulmazlığının iadesini gündeme getirmişti. İspanyol yargısı, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın tutumunu dikkate almak zorunda kaldı. Ancak Madrid yönetimi, Puigdemont'un dönüşünde tutuklanmayacağına dair garanti vermiyor. Yargı kaynakları, bazı suçlamaların zamanaşımına uğradığını ancak kamu malını kötüye kullanma gibi suçlamaların sürdüğünü belirtiyor.
Puigdemont'un dönüşü, Katalonya siyasetinde yeni bir dengenin habercisi olabilir. JxCat içinde Puigdemont'un liderliği sorgulanırken, genç kuşak daha pragmatik bir çizgi izliyor. Puigdemont ise dönüşüyle birlikte 2025'te yapılması olası erken seçimlerde yeniden aday olmayı planlıyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, JxCat'in oy kaybettiğini ve ERC'nin öne geçtiğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Katalonya sorunu, Avrupa'da azınlık milliyetçiliği ve özerklik talepleri açısından önemli bir test. İspanya'nın AB içindeki konumu, Katalan krizinin çözülmesiyle güçlenecek. Öte yandan, Puigdemont'un dönüşü, İspanya'da siyasi istikrarı yeniden sarsabilir. Sánchez hükümeti, Katalan partilerin desteğiyle ayakta duruyor; Puigdemont'un tutuklanması veya siyasi yasak getirilmesi, hükümeti zora sokabilir. AB, İspanya'nın iç işlerine karışmaktan kaçınıyor ancak hukuk devleti ilkelerine vurgu yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Katalonya'daki bağımsızlık süreci, Türkiye'nin kendi içindeki etnik ve bölgesel dinamikler açısından dikkatle izlediği bir konu. Türkiye, İspanya'nın toprak bütünlüğünü destekliyor ve tek taraflı bağımsızlık ilanlarını tanımıyor. Ancak Puigdemont'un dönüşü, AB içinde özerklik ve merkeziyetçilik tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Bu durum, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde azınlık hakları ve yerel yönetimler konusundaki diyalogunu etkileyebilir. Ayrıca, İspanya ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, Katalonya'daki istikrarsızlıktan olumsuz etkilenebilir. Türk iş dünyası, Katalonya'daki gelişmeleri yakından takip ediyor.