Karadeniz'de jeopolitik gerilimin tırmanması ve küresel tahıl arzına yönelik endişeler, emtia piyasalarında buğday ve mısır fiyatlarını yukarı yönlü hareketlendirdi. Chicago Ticaret Borsası'nda (CBOT) buğday vadeli işlemleri, ikinci işlem gününde de yükselerek son haftaların en yüksek seviyelerine ulaştı. Mısır fiyatları ise iki ayın en yüksek noktasına çıktı. Analistler, Karadeniz Tahıl Koridoru'nun geleceğine dair belirsizliklerin ve bölgedeki askeri faaliyetlerin yoğunlaşmasının, özellikle Rusya ve Ukrayna'nın önemli tarım ihracatçıları olduğu düşünüldüğünde, piyasalarda arz korkusunu tetiklediğini belirtiyor.
Karadeniz'de Artan Gerilim Tahıl Akışını Tehdit Ediyor
Karadeniz'deki gerginlik, Temmuz 2023'te Rusya'nın Tahıl Koridoru Anlaşması'ndan çekilmesinin ardından zaten kırılgan olan piyasalarda yeni bir şok dalgası yarattı. Ukrayna, alternatif ihracat rotaları (Tuna nehri ve karayolu) geliştirmiş olsa da, bu rotaların kapasitesi ve maliyeti, Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatın yerini tam olarak dolduramıyor. Özellikle Son günlerde Ukrayna'nın Odesa ve Çornomorsk limanlarına yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının artması, altyapı hasarlarına ve gemi trafiğinde aksamalara yol açıyor. Bu durum, küresel buğday ve mısır arzının önemli bir kısmını sağlayan bu iki ülkeden yapılan ihracatın geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
Öte yandan, kötüleşen mahsul beklentileri de fiyatlardaki yükselişi destekliyor. ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) haftalık ihracat denetim raporları, buğday ve mısır sevkiyatlarında geçen yıla göre düşüş olduğunu gösteriyor. Ayrıca Avustralya'da El Niño etkisiyle yaşanan kuraklık, Arjantin'de ise aşırı yağışlar buğday ve mısır rekoltesini tehdit ediyor. Küresel stokların zaten daralmış olduğu bir dönemde, bu gelişmeler piyasaların arz şokuna karşı kırılganlığını artırıyor.
Mısır Piyasasında İki Ayın Zirvesi: Talep ve Arz Dengesi Sarsılıyor
Mısır vadeli işlemleri, buğdaydaki yükselişe paralel olarak iki ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Mısır, hem insan gıdası hem de hayvan yemi olarak kritik öneme sahip. Çin'in ABD'den yaptığı büyük miktarlı alımlar ve Brezilya'daki ikinci hasat mısırının toplanmasındaki gecikmeler, küresel talebi ABD mısırına yönlendiriyor. Aynı zamanda, Ukrayna'dan mısır sevkiyatlarının sigorta primlerinin artması ve bazı nakliye şirketlerinin Karadeniz'den çekilmesi, arz maliyetlerini yükseltiyor.
Analistler, mısır fiyatlarındaki yükselişin devam edebileceğini, ancak ABD'de hasat dönemi yaklaşırken yeni mahsulün gelmesiyle bir miktar baskı görebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte, Karadeniz'deki belirsizlik sürdükçe ve diğer büyük ihracatçı ülkelerdeki hava koşulları olumsuz seyrettikçe, mısır fiyatlarının mevcut seviyelerin üzerinde kalması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karadeniz'de artan riskler, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Türkiye, hem tahıl üretiminde kendine yeter bir ülke olmakla birlikte, özellikle hayvancılık sektöründe yem hammaddesi olan mısır ve soya fasulyesinde ithalata bağımlı. Ayrıca, un ve makarna gibi işlenmiş ürünleri ihraç eden Türkiye, uygun fiyatlı hammaddeye erişim konusunda hassas. Buğday ve mısır fiyatlarındaki yükseliş, iç piyasada gıda enflasyonunu tetikleyebilir. Öte yandan, Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'e kıyıdaş bir ülke olarak gerginliğin azaltılması ve Tahıl Koridoru'nun yeniden canlandırılması için diplomatik çabalarını sürdürmeli. Aksi takdirde, jeopolitik risklerin tırmanması, Türkiye'nin gıda güvenliği ve ticaret dengeleri üzerinde baskı yaratabilir.