Yeni bir kamuoyu yoklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın artık Kanadalılar için yaşam maliyetinin ardından en büyük ikinci endişe kaynağı haline geldiğini ortaya koydu. Anketin sonuçları, Kanada kamuoyundaki ABD karşıtlığının ve ekonomik belirsizliğin derinleştiği bir dönemde geldi. Trump'ın sosyal medyada paylaştığı, yapay zeka ile oluşturulmuş ördek ordusu videosu ise ilişkilerdeki gerginliğin sembolü haline geldi. Bu gelişme, iki ülke arasındaki ticaret savaşlarının ve siyasi gerilimlerin toplumsal algıya nasıl yansıdığını gösteriyor.
Anketin Detayları ve Kanadalıların Öncelikleri
Anket, Kanada merkezli bir araştırma şirketi tarafından 2-4 Şubat 2024 tarihleri arasında 1.500 Kanadalı yetişkinle çevrimiçi görüşülerek gerçekleştirildi. Katılımcılara ülkenin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlar sorulduğunda, yüzde 62 ile yaşam maliyeti ilk sırada yer aldı. Donald Trump ise yüzde 48 ile ikinci sıraya yükseldi. Bu oran, bir önceki yılın aynı döneminde yapılan benzer bir ankette yalnızca yüzde 22 idi; bu da Trump'a yönelik endişenin bir yılda iki kattan fazla arttığını gösteriyor.
Ankete göre, Trump'a yönelik endişenin artmasında, görevdeki ABD yönetiminin Kanada'ya yönelik agresif ticaret politikaları ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau ile Trump arasındaki gergin diyaloglar etkili oldu. Özellikle, Kanada'ya uygulanan çelik ve alüminyum tarifeleri, ekonomik kaygıları körükledi. Ayrıca, Trump'ın sosyal medya hesabından yayınladığı ve yapay zeka ile üretilmiş görüntülerin yer aldığı propaganda videoları, Kanadalıların gözünde ABD'nin dostane komşu imajını zedeliyor.
Videonun İçeriği ve Tepkiler
Trump'ın son olarak paylaştığı videoda, Kanada bayrağı ve sembolleri kullanılarak yapay zeka ile oluşturulmuş ördek ordularının ABD topraklarına yürüdüğü görülüyor. Video, alaycı bir dille Kanada'nın ABD üzerindeki etkisini sembolize etmeye çalışıyor; ancak Kanadalılar arasında ciddi rahatsızlık yarattı. Sosyal medya platformlarında hızla yayılan video, Kanada'da geniş yankı uyandırdı. Birçok Kanadalı kullanıcı, videoyu kışkırtıcı ve saygısızca bulduklarını ifade etti.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Kanada ve ABD arasındaki ilişki, karşılıklı saygı ve iş birliği üzerine kuruludur. Bu tür videolar bu ilişkiye zarar vermekten başka bir işe yaramaz” dedi. Öte yandan, Trump yönetiminden bir yetkili ise videonun bir şaka olduğunu ve ciddiye alınmaması gerektiğini savundu. Ancak bu açıklamalar, Kanadalıların endişelerini gidermeye yetmedi.
ABD-Kanada İlişkilerinde Gergin Anlar
Trump ve Trudeau arasındaki ilişkiler, NAFTA'nın yeniden müzakere edildiği 2018 yılından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Trump'ın başkanlık görevine başlamasından kısa bir süre sonra Kanada'ya yönelik tarifeleri artırması, iki ülke arasında ticaret savaşına yol açmıştı. Ayrıca, Trump'ın “Kanada, ABD'nin 51. eyaleti olmalı” şeklindeki söylemleri de Kanada kamuoyunda büyük tepki çekmişti. Bu söylemler, İngiliz Milletler Topluluğu'na üye olan Kanada'nın bağımsızlığına ve egemenliğine yönelik bir tehdit olarak algılanıyor.
Uzmanlar, ABD'nin 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Kanada ile ilişkilerin daha da gerilebileceğini öngörüyor. Özellikle, Trump'ın seçim kampanyasında Kanada'yı hedef alan söylemler kullanması, Kanada-ABD ilişkilerinde yeni bir krize yol açabilir. Bu durum, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun yanı sıra güvenlik alanındaki iş birliğini de tehdit ediyor. Kuzey Amerika Havacılık ve Uzay Savunma Komutanlığı (NORAD) gibi ortak askeri projeler, bu gerilimden etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD ve Kanada gibi iki köklü müttefik arasındaki ilişkilerin bile kırılgan olabileceğini gösteriyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde benzer zorluklar yaşamış bir ülke olarak, Kanada'nın endişelerini anlamakla birlikte, NATO müttefiki olan bu iki ülkenin geriliminin Batı ittifakının iç dayanışmasını zayıflatabileceğini göz önünde bulundurmalıdır. Türk dış politikası açısından bu tablo, çok taraflı ittifaklarda çıkarların korunmasının önemini hatırlatmaktadır. Öte yandan, Kanada'nın ticaret savaşlarının mağduru olması, Türkiye'nin de benzer baskılarla karşılaşabileceğini gösteren bir örnek teşkil edebilir, ancak Türkiye-ABD ilişkilerinde şu an için bu yönde bir gelişme bulunmamaktadır.