Kanada’nın en büyük emeklilik fonu yöneticilerinden Caisse de Depot et Placement du Quebec’in (CDPQ) CEO’su Charles Emond, ülkenin emeklilik fonlarının federal hükümetle havaalanı yatırımları konusunda aktif görüşmeler içinde olduğunu açıkladı. Emond, Montreal’de düzenlenen bir yatırımcı konferansında yaptığı konuşmada, Kanada’nın büyük havaalanlarının uzun vadeli altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyduğunu ve emeklilik fonlarının bu alanda kilit rol oynayabileceğini belirtti. Görüşmelerin, özelleştirme veya uzun vadeli imtiyaz anlaşmaları çerçevesinde ilerlediği ifade ediliyor.
Altyapı Yatırımlarında Yeni Dönem
Kanada’da Toronto, Vancouver ve Montreal gibi büyük şehirlerdeki havaalanları, artan yolcu talebi ve bakım ihtiyacı nedeniyle yeni yatırımlara ihtiyaç duyuyor. Federal hükümet, bu yatırımları kamu bütçesinden karşılamak yerine özel sektör ortaklıklarına yöneliyor. Emeklilik fonları ise uzun vadeli, istikrarlı getiri arayışlarıyla havaalanı gibi kritik altyapı projelerine sıcak bakıyor. CDPQ, daha önce Avustralya ve Brezilya’daki havaalanı yatırımlarıyla bu alanda deneyim kazanmıştı.
Küresel Yatırım Trendleri ve Rekabet
Dünyada emeklilik fonları ve egemen varlık fonları, son yıllarda havaalanı, liman ve enerji şebekesi gibi altyapı varlıklarına yöneliyor. Düşük faiz ortamı ve dalgalı piyasalarda uzun vadeli, enflasyona endeksli getiriler cazip hale geliyor. Kanada’nın havaalanları, OECD ülkeleri arasında yüksek yolcu trafiği ve güçlü regülasyon çerçevesiyle öne çıkıyor. Ancak, yabancı yatırım kısıtlamaları ve siyasi belirsizlikler süreci yavaşlatabilir. ABD, İngiltere ve Avustralya’daki benzer modeller, özel sektör katılımının verimliliği artırdığını gösteriyor.
Kanada Ekonomisi İçin Önemi
Havaalanları, Kanada için hem turizm hem de ticarette kritik öneme sahip. Pandemi sonrası toparlanma sürecinde hava yolu trafiği hızla artarken, altyapı yatırımlarının yetersiz kalması rekabet gücünü tehdit ediyor. Emeklilik fonlarının katılımı, hem havaalanlarının modernizasyonunu hızlandıracak hem de kamu maliyesine yük bindirmeden kaynak yaratacak. Ancak, işletme modelleri ve kullanıcı ücretleri üzerindeki tartışmaların çözüme kavuşturulması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, havaalanı yatırımlarında yap-işlet-devret modeliyle özel sektör katılımını teşvik eden ülkeler arasında yer alıyor. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen gibi projeler, uluslararası yatırımcıların ilgisini çekmişti. Kanada’daki bu gelişme, Türkiye’nin de emeklilik fonları ve egemen varlık fonlarına benzer altyapı projelerinde ortaklık teklif edebileceğini gösteriyor. Ancak, siyasi riskler ve döviz kuru dalgalanmaları yabancı yatırımcılar için engel oluşturabilir. Kanada modeli, uzun vadeli istikrar ve regülasyon şeffaflığı açısından Türkiye için ders niteliğinde.