Kanada hükümeti, İngiltere'de tecavüz suçlamasıyla yargılanmayı bekleyen Ganalı futbolcu Thomas Partey'in ülkeye girişini engelleme kararı aldı. Arsenal forması giyen 31 yaşındaki orta saha oyuncusunun, Kanada'da düzenlenecek bir hazırlık kampına katılması planlanırken, sınır yetkililerinin vize başvurusunu reddettiği belirtildi. Partey, 2022 yılında İngiltere'de iki ayrı kadın tarafından tecavüzle suçlanmış, ancak henüz bir duruşma tarihi belirlenmemişti. Kanada Göçmenlik, Mülteciler ve Vatandaşlık Bakanlığı (IRCC), konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ülkeye girişin bir ayrıcalık olduğunu ve suç geçmişi veya devam eden soruşturmalar nedeniyle kişilerin girişine izin verilmeyebileceğini vurguladı. Partey'in avukatı ise müvekkilinin suçlamaları reddettiğini ve yasal süreçte masumiyet karinesinden yararlanması gerektiğini savundu.
Gelişmenin arka planı
Thomas Partey, kariyerinin büyük bölümünü İngiltere Premier Lig'de geçiren tanınmış bir futbolcu. 2022 yılında hakkında tecavüz suçlaması yapıldığında, İngiliz polisi soruşturma başlatmış ancak henüz resmi bir suçlama yöneltilmemişti. Geçtiğimiz aylarda ise İngiltere Kraliyet Savcılık Hizmeti (CPS), Partey hakkında iki ayrı kadına yönelik tecavüz suçlamasıyla dava açılmasına karar verdi. Futbolcu, suçlamaların asılsız olduğunu belirterek yargılanmayı bekliyor. Kanada'nın bu kararı, uluslararası hukukta sıkça tartışılan bir konuyu yeniden gündeme getirdi: Henüz mahkum olmamış ancak ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalan kişilerin ülkeye girişine izin verilmesi. Kanada yasaları, bir kişinin suçlu bulunmasa bile, kamu güvenliği veya uluslararası yükümlülükler gerekçesiyle vize başvurusunu reddetme yetkisi tanıyor. Partey örneğinde, Kanada makamları, suçlamaların ciddiyetini ve kamuoyundaki etkisini dikkate alarak bu yetkiyi kullandı.
Partey'in kulübü Arsenal, konuya ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, teknik direktör Mikel Arteta, oyuncusunun profesyonelliğine vurgu yaparak yargı sürecine saygı duyduğunu belirtti. Gana Futbol Federasyonu ise Partey'in ülkesinin milli takımı için önemli bir oyuncu olduğunu hatırlatarak, Kanada'nın kararını 'aşırı' olarak nitelendirdi. Ancak Kanada hükümeti, kararın Gana ile olan ilişkilerden bağımsız olarak alındığını ve bireysel bir göçmenlik değerlendirmesi olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu vaka, özellikle spor dünyasında sıkça gündeme gelen 'hukuki süreç devam ederken uygulanan önlemler' tartışmasını yeniden alevlendirdi. Birçok ülke, sporcuların vize başvurularında suç kayıtlarını veya devam eden soruşturmaları sorguluyor. Örneğin ABD, bazı durumlarda suç geçmişi olan sporculara giriş izni vermiyor. Ancak eleştirmenler, Partey'in henüz yargılanmadığını ve masumiyet karinesinin esas alınması gerektiğini savunuyor. Öte yandan, kadın hakları örgütleri, Kanada'nın kararını destekleyerek, cinsel suçlarla mücadelede ülkelerin daha katı önlemler alması gerektiğini belirtiyor. Bu tür kararlar, uluslararası spor etkinliklerinin düzenlenmesi ve sporcuların seyahat özgürlüğü açısından da önemli bir emsal oluşturabilir. Özellikle 2026 FIFA Dünya Kupası'nın Kanada, Meksika ve ABD'de düzenlenecek olması, bu tür vize uyuşmazlıklarının daha sık yaşanabileceği anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uluslararası spor ve hukuk alanında benzer bir tartışmayı daha önce yaşamış bir ülke. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve uluslararası sözleşmeler, Türkiye'nin de vize politikalarında masumiyet karinesini dikkate almasını gerektiriyor. Bununla birlikte, Türkiye'de cinsel suçlarla mücadele kapsamında alınan önlemler, kamu güvenliği gerekçesiyle benzer kısıtlamaları mümkün kılıyor. Partey vakası, Türkiye'nin özellikle yabancı sporcuların ülkeye girişinde hukuki süreçleri nasıl değerlendirdiğini sorgulamasına neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'deki futbol kulüplerinin yabancı oyuncu transferlerinde benzer durumlarla karşılaşma olasılığı bulunuyor. Bu nedenle, Kanada'nın kararı, Türkiye'nin vize politikaları ve uluslararası hukuk uygulamaları açısından önemli bir referans noktası olarak değerlendirilebilir.