Kanada'nın Toronto kentinde bir sinagogun önünde meydana gelen silahlı saldırıda ağır yaralanan Constable Jeff Smith'in hastanedeki tedavisi sürerken, yetkililer olayın 'nefret saikiyle' işlendiğini açıkladı. Saldırganın, sinagogdan çıkan cemaate ateş açtığı, olay yerinde bulunan polis memuru Smith'in defalarca vurulmasına rağmen saldırganı etkisiz hale getirmeye çalıştığı bildirildi.
Olayın Gelişimi ve Saldırganın Kimliği
Olay, 7 Ekim 2023 Cumartesi günü akşam saatlerinde Toronto'nun kuzeyindeki Thornhill semtinde bulunan Beth Avraham Yoseph sinagogunun önünde meydana geldi. Sinagogda Yom Kippur (Kefaret Günü) ibadeti için toplanan cemaatin dağılmaya başladığı sırada, kimliği henüz belirlenemeyen bir saldırgan aracından inerek çevreye ateş açtı. İlk belirlemelere göre saldırgan, sinagogdan çıkanlara ve olay yerine ilk müdahale eden polis ekibine hedef gözetmeksizin ateş etti.
York Bölge Polis Teşkilatı'ndan yapılan açıklamaya göre, olay yerinde bulunan Constable Jeff Smith, saldırganın ateşine maruz kalmasına rağmen yaralı halde karşılık verdi ve saldırganın daha fazla kişiye zarar vermesini engelledi. Smith'in vücuduna isabet eden çok sayıda kurşuna rağmen bilincini koruduğu ve meslektaşlarının olay yerine ulaşmasını sağladığı belirtildi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Smith'in hayati tehlikesinin devam ettiği, ancak durumunun stabil olduğu öğrenildi.
Saldırganın olay yerinde polis tarafından vurularak etkisiz hale getirildiği ve ağır yaralı olarak gözaltına alındığı, hastanede tedavi altına alındığı açıklandı. Saldırganın kimliği ve motivasyonu henüz netleşmezken, polis olayın 'nefret suçu' kapsamında soruşturulduğunu duyurdu. Yetkililer, saldırganın daha önce herhangi bir suç kaydı olup olmadığını araştırıyor.
Nefret Suçu Şüphesi ve Toplumsal Tepkiler
York Bölge Polis Şefi Jim MacSween, düzenlediği basın toplantısında, 'Bu saldırı, toplumumuzun bir kesimini hedef alan nefret dolu bir eylemdir. Kanada'da hiçbir inanç grubu kendini güvende hissetmemezlik edemez. Olayı tüm yönleriyle araştırıyoruz.' ifadelerini kullandı. MacSween, saldırının antisemitik motivasyon taşıyıp taşımadığının soruşturmanın merkezinde olduğunu sözlerine ekledi.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, olayla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, 'Bu akşam Toronto'da bir sinagog önünde gerçekleşen ve bir polis memurumuzun ağır yaralanmasına yol açan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Nefretin bu ülkede yeri yoktur. Yetkililer olayı aydınlatmak için tüm imkanlarını seferber etmiştir.' dedi. Trudeau, yaralı polis memuru Jeff Smith'e acil şifalar diledi.
Kanada Yahudi Toplulukları Federasyonu (CIJA) da saldırıyı kınayan bir açıklama yayınlayarak, 'Yom Kippur gibi kutsal bir günde sinagogdan çıkan cemaate yönelik bu saldırı, Kanada'daki Yahudi toplumuna yönelik artan nefretin son örneğidir. Yetkilileri, nefret suçlarıyla mücadelede daha etkin olmaya çağırıyoruz.' ifadelerine yer verdi.
Olayın ardından bölgede güvenlik önlemleri artırıldı. Toronto ve çevresindeki sinagoglar ve diğer Yahudi kurumları önünde polis nöbetleri yoğunlaştırıldı. York Bölge Polisi, vatandaşlardan şüpheli durumları bildirmelerini istedi.
Kanada'da Artan Nefret Suçları ve Antisemitizm
Bu saldırı, Kanada'da son yıllarda artış gösteren nefret suçları ve antisemitik olaylar bağlamında değerlendiriliyor. Kanada İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, 2022 yılında ülke genelinde polise bildirilen nefret suçlarının sayısı bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 3.500'ü aştı. Bu suçların önemli bir bölümünü dini inanç temelli saldırılar oluşturuyor. Yahudi toplumuna yönelik saldırılar, Müslüman toplumuna yönelik saldırılarla birlikte en sık görülen nefret suçları arasında yer alıyor.
Özellikle 2021 yılındaki İsrail-Gazze çatışması sırasında Kanada'da antisemitik olaylarda belirgin bir artış yaşanmıştı. Toronto, Montreal ve Vancouver gibi büyük şehirlerde sinagoglara yönelik saldırılar, mezarlık tahribatları ve sözlü tacizler rapor edilmişti. Uzmanlar, Orta Doğu'daki gerilimin Kanada'daki Yahudi ve Müslüman toplumları üzerinde doğrudan etkiler yarattığını belirtiyor.
Kanada hükümeti, nefret suçlarıyla mücadele kapsamında çeşitli yasal düzenlemeler yapmış durumda. 2021'de yürürlüğe giren yasa ile nefret suçu işleyenlere yönelik cezalar artırıldı ve çevrimiçi nefret söylemiyle mücadele için yeni mekanizmalar oluşturuldu. Ancak sivil toplum kuruluşları, yasal düzenlemelerin uygulamada yetersiz kaldığını ve nefret suçlarının çoğunun rapor edilmediğini savunuyor.
Bu olay, Kanada'da polis memurlarına yönelik şiddet olaylarının da arttığı bir döneme denk geldi. Son yıllarda ülke genelinde silahlı saldırılar ve polise yönelik saldırılar kamuoyunda endişe yaratıyor. Uzmanlar, saldırının hem nefret suçu hem de polise yönelik bir saldırı olarak çifte boyutu olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'da bir sinagog önünde düzenlenen ve nefret suçu şüphesiyle soruşturulan silahlı saldırı, Türkiye açısından doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da, Batı ülkelerinde artan nefret suçları ve antisemitizm ile İslamofobi'nin paralel yükselişi, Türkiye'nin uzun süredir dile getirdiği bir uluslararası güvenlik sorununa işaret ediyor. Türkiye, uluslararası platformlarda nefret suçlarıyla mücadelede iş birliği çağrısı yaparken, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da Müslümanlara ve Yahudilere yönelik saldırıların arttığını belirtiyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin 'nefret suçlarına karşı ortak mücadele' çağrısını güçlendirirken, Kanada ile ikili ilişkilerde güvenlik iş birliği ve toplumsal barış konularının önemini artırıyor.