Kanada, bu hafta başlayacak dünyanın en büyük çokuluslu deniz tatbikatı Rimpac'a (Pasifik Okyanusu Sınırlayıcı Tatbikatı) iki fırkateyn ve bir denizaltı gönderiyor. Analistlere göre bu adım, hem Ottawa'nın Hint-Pasifik bölgesine verdiği önemi göstermesi hem de Washington'un sık sık dile getirdiği "bedavacılık" suçlamalarına somut bir yanıt niteliği taşıyor. HMCS Ottawa, HMCS Regina fırkateynleri ile HMCS Corner Brook denizaltısı, ABD öncülüğündeki dev tatbikatta Kanada'yı temsil edecek.
Gelişmenin arka planı
Rimpac, 1971'den bu yana iki yılda bir düzenlenen ve bu yıl 26 ülkeden yaklaşık 25.000 asker, 40 denizaltı ve 150'den fazla uçağın katıldığı dev bir deniz tatbikatıdır. Kanada'nın katılımı, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO müttefiklerini ve diğer ortaklarını "bedavacılık"la suçlaması giderek arttığı bir döneme denk geliyor. Trump, daha önce Kanada'nın savunma harcamalarının GSYİH'sının sadece %1,38'ine denk geldiğini eleştirerek ülkeyi NATO hedefi olan %2'ye ulaşmamakla suçlamıştı. Kanada Kraliyet Donanması'nın Rimpac'a gönderdiği güçlü filo, bu eleştirilere doğrudan bir cevap olarak görülüyor. Askeri analist Andrew Latham, "Kanada, sadece sözde değil, fiilen de Hint-Pasifik'te bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor" yorumunu yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut
Tatbikat, Çin'in artan deniz gücü karşısında Batılı müttefiklerin işbirliğini pekiştirmeyi amaçlıyor. Çin ise Rimpac'ı kendine karşı bir güç gösterisi olarak nitelendiriyor. Kanada'nın katılımı, aynı zamanda, ülkenin 2022'de yayımladığı Hint-Pasifik Stratejisi'ne de işaret ediyor. Ottawa, bölgede deniz güvenliği, ticaret yollarının korunması ve demokratik değerlerin savunulması için daha aktif bir rol üstlenmek istiyor. Ancak, uzun vadeli taahhütler konusunda şüpheler var: Kanada Donanması yaşlanan gemiler ve personel açığıyla mücadele ediyor. Yine de analistler, bu yılki 3 gemilik katılımın, Kanada'nın müttefiklerine verdiği mesaj açısından önemli olduğunu belirtiyor: "Bedavacı değiliz, katkı sağlıyoruz."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'nın Rimpac'taki bu hamlesi, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, NATO müttefikleri arasındaki yük paylaşımı tartışmalarına ışık tutuyor. Türkiye, NATO'nun %2 hedefine ulaşan birkaç ülkesinden biri olarak, bedavacılık suçlamalarının muhatabı olmamıştır. Ancak, Batılı ülkelerin Hint-Pasifik'e artan ilgisi, küresel deniz güvenliğinin NATO'nun geleneksel coğrafyasının ötesine kaydığını gösteriyor. Türkiye'nin kendi deniz stratejileri (örneğin Mavi Vatan) ve bölgesel angajmanları göz önüne alındığında, benzer çokuluslu tatbikatlara katılımı ve savunma harcamalarındaki kararlılığı, uluslararası alandaki konumunu güçlendirebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin de kendi çıkarları doğrultusunda, deniz gücü ve ittifak içindeki sorumluluklar arasında denge kurması gerektiğini hatırlatıyor.