Kanada'nın ABD'ye yönelik misilleme tarifeleri Salı günü yürürlüğe giriyor. Yüzde 50'ye varan yeni Kanada vergileri, Washington'un yeni bir Amerikan tarifesi dalgası konusunda uyarıda bulunmasına rağmen başlayacak. Bu gelişme, iki NATO müttefiki arasındaki ticaret gerilimini önemli ölçüde artırıyor.
Karşılıklı Tarifelerin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz aylarda Kanada çelik ve alüminyum ürünlerine yüzde 25, diğer bazı ürünlere ise yüzde 10 ilave gümrük vergisi getirmesinin ardından Ottawa yönetimi misilleme kararı aldı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ülkenin egemenliğini ve ekonomik çıkarlarını korumak zorunda olduklarını belirterek, "Amerika'nın haksız tarifelerine karşılık vermekten çekinmeyeceğiz" demişti. Yeni Kanada tarifeleri, Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal edilen 30 milyar dolar değerinde ürünü kapsayacak. Listede çelik, alüminyum, tarım ürünleri, beyaz eşya ve bazı tüketim malları yer alıyor. Vergi oranları ürün grubuna göre yüzde 10 ile yüzde 50 arasında değişiyor. Özellikle çelik ve alüminyumda yüzde 50'lik bir vergi öngörülüyor. Bu oran, Kanada'nın bugüne kadar uyguladığı en yüksek misilleme tarifesi olacak.
Kanada hükümeti, tarifelerin ABD'li üreticileri ve tüketicileri doğrudan etkileyeceğini, ancak Kanada ekonomisini korumak için gerekli olduğunu savunuyor. Maliye Bakanı Chrystia Freeland, yaptığı açıklamada, "Bu tarifeler, Amerikan yönetiminin haksız ve hukuksuz eylemlerine karşı bir yanıttır. Kanada, kurallara dayalı uluslararası ticaret düzenini savunmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. Öte yandan Washington yönetimi, Kanada'nın misillemesine karşı yeni tarifelerle karşılık vereceğini duyurdu. Beyaz Saray Sözcüsü, "Eğer Kanada bu adımı atarsa, ABD olarak biz de otomobil ve enerji sektörlerinde ek vergiler getireceğiz" dedi. Trump da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kanada bize yüzde 50 vergi koyuyorsa, biz de onlara çok daha fazlasını koyarız. Adil ticaret istiyoruz, aptal ticaret değil" diye yazdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu ticaret savaşı, sadece iki ülke arasında kalmayıp küresel ekonomiye de yansıyabilir. ABD ve Kanada arasındaki ticaret hacmi yılda 700 milyar doları aşıyor. Karşılıklı tarifeler, Kuzey Amerika'nın entegre tedarik zincirlerini bozarak otomotiv, enerji ve tarım sektörlerinde maliyet artışlarına yol açabilir. Özellikle ABD'nin otomobil üreticileri, Kanada'da üretilen parçalara bağımlı olduğu için ek vergiler fiyatları yükseltecek ve istihdamı tehdit edecek. Kanada ayrıca ABD'ye önemli miktarda ham petrol, doğal gaz ve elektrik ihraç ediyor. Enerji alanında olası bir tırmanma, Amerikan enerji fiyatlarını doğrudan etkileyebilir. Uzmanlar, ticaret savaşının uzaması halinde her iki ülkenin de ekonomik büyümesinin yavaşlayacağı, enflasyonun artacağı uyarısında bulunuyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO), taraflara itidal çağrısı yaptı. WTO Genel Direktörü, "Koruma duvarları kimseye fayda sağlamaz, diyalog ve müzakere tek çözümdür" dedi. Ancak şu ana kadar taraflar geri adım atmış değil. Kanada, ABD'nin tarifelerini Dünya Ticaret Örgütü'ne taşımayı da düşünüyor. Öte yandan Meksika da benzer şekilde ABD'nin çelik vergilerine karşı misilleme hazırlığında. Bu durum, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA'nın yerine geçen USMCA) geleceğini de tehlikeye atıyor. Avrupa Birliği ve Çin, gelişmeleri yakından izliyor. Küresel ticaretin daralması, Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler için de risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, doğrudan Türkiye'yi hedef almıyor; ancak küresel ticaret hacminin daralması ve korumacılığın yayılması Türk ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, ABD ve Kanada'ya önemli miktarda çelik, hazır giyim, otomotiv yan sanayi ve tarım ürünleri ihraç ediyor. Artan gümrük duvarları, bu pazarlarda Türk ürünlerine olan talebi azaltabilir. Ayrıca tedarik zincirlerindeki bozulma, hammadde maliyetlerini yükselterek enflasyon baskısını artırabilir. Türkiye'nin, ticaret savaşlarının yarattığı belirsizlik ortamında ihracat pazarlarını çeşitlendirmesi ve bölgesel ticaret anlaşmalarına yönelmesi kritik önem taşıyor.