Kanada'nın batı eyaleti Britanya Kolumbiyası, bir lisede silahlı saldırı düzenleyen kişinin ChatGPT kullanımını OpenAI'ye bildirmemesi ve tehlikeli içeriğe müdahale etmemesi nedeniyle şirkete karşı dava sürecini başlattı. Eyalet başsavcısı Salı günü yaptığı açıklamada, OpenAI'nin Temmuz 2025'teki saldırıdan önce Jesse Van Rootselaar'a ait hesabı Haziran 2025'te yasakladığını ancak bu bilgiyi kolluk kuvvetleri veya eyalet yetkilileriyle paylaşmadığını belirtti. Dava, teknoloji şirketlerinin yapay zeka araçları üzerinde güvenlik önlemleri almaması durumunda hukuki sorumlulukla karşılaşabileceğine dair bir emsal olarak görülüyor.
Olayın arka planı ve yasal süreç
Britanya Kolumbiyası hükümeti, OpenAI'nin ihmalinin kamu güvenliğini tehlikeye attığını ve şirketin yapay zeka modelinin şiddet içerikli taleplere yanıt vererek Van Rootselaar'ı cesaretlendirmiş olabileceğini iddia ediyor. Eyalet yetkilileri, ChatGPT'nin silah yapımı, okul güvenlik zafiyetleri ve şiddet içeren ideolojik metinler üretme gibi konularda nasıl kullanıldığını araştırıyor. OpenAI'nin hesabı yasaklamasına rağmen, Van Rootselaar'ın başka yollarla erişim sağladığı veya bu içeriğin raporlanmamasının saldırıya yol açan faktörlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
Eyalet başsavcısı, davanın sadece tazminat değil, aynı zamanda yapay zeka şirketleri için “bildirim yükümlülüğü” gibi yeni düzenlemeler getirmeyi hedeflediğini söyledi. Britanya Kolumbiyası, Kanada'nın en kalabalık üçüncü eyaleti olup, bu tür bir davayı ulusal güvenlik ve ifade özgürlüğü arasındaki dengeyi test eden bir platform olarak görüyor.
Küresel boyut ve yapay zeka düzenlemeleri
Bu dava, yapay zeka kullanımına bağlı şiddet olaylarında platform sorumluluğuna dair önemli bir dönüm noktası olabilir. OpenAI, daha önce ChatGPT'nin zararlı taleplere yanıt vermesini engellemek için güvenlik önlemleri aldığını ancak hiçbir sistemin kusursuz olamayacağını savunuyor. Şirket, bu tür olayları önlemek için kolluk kuvvetleriyle iş birliği yapma taahhüdünde bulunsa da, bu dava gerçek bir olayda uyarı yapılmaması nedeniyle şirketin itibarını zedeleyebilir. Avrupa Birliği'nin Yapay Zeka Yasası gibi düzenlemelerin yanı sıra, Kanada da ulusal bir yapay zeka çerçevesi üzerinde çalışıyor. Britanya Kolumbiyası davası, bu yasaların ne kadar kapsayıcı olması gerektiğine dair tartışmaları alevlendirebilir.
Uzmanlar, yapay zeka şirketlerinin “tehlikeli kullanıcı” desenlerini tespit edip raporlama konusunda daha proaktif olması gerektiğini belirtiyor. Bu dava, aynı zamanda yapay zeka içerik üretiminin ifade özgürlüğü çerçevesinde sınırlandırılması ve şiddet içeren içeriklerin yayılmasını engelleme sorumluluğunu da gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka düzenlemeleri konusunda henüz somut bir yasa çıkarmamış olmakla birlikte, bu dava benzer vakalar için önemli bir emsal oluşturabilir. Türkiye'de dijital platformların denetimi ve yapay zeka kullanımının güvenlik riskleri, özellikle terör propagandası ve siber suçlar bağlamında giderek daha fazla tartışılmaktadır. Bu dava, Türk yasa koyucular için yapay zeka şirketlerine ihbar yükümlülüğü getirilmesi gerektiğini vurgulayan bir örnek olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile uyum sürecinde yapay zeka düzenlemelerine daha hızlı adım atması beklenebilir. Küresel ölçekte, teknoloji şirketlerinin sorumluluğunun arttığı bir dönemde, Türkiye'nin bu trendi takip etmesi stratejik önem taşımaktadır.