Güney Koreli tersane devi Hanwha Ocean'ın hisseleri, Kanada'nın eskimekte olan denizaltı filosunu yenileme ihalesini Alman ThyssenKrupp Marine Systems'e kaptırmasının ardından yüzde 20'den fazla değer kaybetti. Salı günü Seul Borsası'nda işlem gören şirket hisseleri, haberin piyasalara ulaşmasıyla birlikte sert bir düşüş yaşadı. Kanada hükümetinin, 15 milyar doları aştığı tahmin edilen projede Alman teklifini tercih etmesi, Hanwha Ocean'ı hayal kırıklığına uğratırken, şirketin uluslararası savunma pazarındaki iddiasına da darbe vurdu.
Gelişmenin arka planı
Kanada, 1980'lerde hizmete giren ve artık yaşlanan dört adet Victoria sınıfı denizaltısını yenilemek için kapsamlı bir ihale süreci başlatmıştı. İhaleye Güney Kore'den Hanwha Ocean (eski adıyla Daewoo Shipbuilding & Marine Engineering), Almanya'dan ThyssenKrupp Marine Systems ve Fransa'dan Naval Group katılmıştı. Kanadalı yetkililer, aylar süren değerlendirmelerin ardından, Alman şirketinin sunduğu 212CD sınıfı denizaltıların, hem teknolojik üstünlük hem de iş birliği koşulları açısından en uygun teklif olduğuna karar verdi. ThyssenKrupp'un, üretimin bir kısmını Kanada'da gerçekleştirme ve yerli tedarik zincirini güçlendirme taahhüdü, kararda belirleyici oldu.
Hanwha Ocean ise Jangbogo-III sınıfı denizaltılarıyla ihaleye katılmış, ancak teklifi özellikle fiyat ve yerelleştirme konusunda yetersiz bulunmuştu. Güney Koreli şirket, son yıllarda savunma ihracatında önemli atılımlar yapmış olsa da, Kanada gibi NATO üyesi ve gelişmiş bir ülkenin ihtiyaçlarına tam anlamıyla cevap veremediği yorumları yapılıyor. Hanwha Ocean'ın hisselerindeki düşüş, sadece bu ihale kaybına değil, aynı zamanda şirketin genel savunma portföyünün sorgulanmasına da bağlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kanada'nın denizaltı ihalesi, küresel savunma sanayiinde artan rekabetin bir yansıması olarak görülüyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesinde yükselen tansiyon, Güney Koreli tersaneleri daha agresif bir ihracat stratejisine yöneltmişti. Ancak Hanwha Ocean'ın bu kaybı, Asyalı savunma şirketlerinin Batılı rakiplerine karşı halen bazı dezavantajları olduğunu gösteriyor. Öte yandan, ThyssenKrupp'un bu başarısı, Alman savunma sanayiinin denizaltı teknolojisindeki lider konumunu pekiştiriyor. Almanya, Norveç ve Singapur gibi ülkelere de benzer denizaltılar ihraç ederek portföyünü genişletmişti.
Bu gelişme, aynı zamanda Kanada'nın savunma politikasındaki öncelikleri ortaya koyuyor. Ottowa, Asya-Pasifik bölgesindeki artan denizaltı faaliyetlerine karşı kendi varlığını güçlendirme ve aynı zamanda müttefikleriyle teknolojik uyum sağlama hedefinde. Alman denizaltılarının NATO standartlarına tam uyumlu olması, Kanada'nın tercihinde önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Hanwha Ocean'ın bu ihaledeki başarısızlığı, Güney Kore'nin küresel savunma pazarında karşılaştığı zorluklara da ışık tutuyor. Özellikle son yıllarda Polonya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yapılan silah satışlarıyla dikkat çeken Seul, bu kayıpla birlikte stratejisini yeniden gözden geçirmek zorunda kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'nın denizaltı ihalesini Almanya'ya kaptırması, Türkiye'nin savunma sanayii stratejisi açısından önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye, MİLGEM ve yeni nesil denizaltı projeleriyle benzer bir ihracat hedefi güdüyor. Hanwha Ocean'ın yaşadığı bu başarısızlık, uluslararası ihalelerde sadece teknoloji değil, aynı zamanda yerelleştirme ve siyasi uyum gibi faktörlerin de kritik olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin özellikle dost ve müttefik ülkelerle savunma iş birliğini artırma çabaları, bu tür engelleri aşmak için doğru bir yol olabilir. Ayrıca, Alman denizaltılarının NATO uyumluluğu, Türkiye'nin de ittifak içindeki konumunu güçlendirmek için benzer standartları benimsemesi gerektiğini hatırlatıyor.