ABD Başkanı Donald Trump'ın, Ocak 2025'te göreve başlamasının ardından Kanada Başbakanı Mark Carney ile bir telefon görüşmesi başlatmaya çalışırken yaşadığı teknik sorun yüzünden Beyaz Saray'ın Oval Ofisi'nde tabletini duvara fırlattığı iddia edildi. Olay, Trump'ın öfke kontrolü ve liderlik tarzına dair yeni tartışmaları beraberinde getirirken, hemen hemen aynı günlerde 30'a yakın Avrupalı liderin, ABD ile olası bir kopuş senaryosuna karşı gizli bir acil durum toplantısı yaptığı ortaya çıktı.
Oval Ofis'te gergin anlar
Washington merkezli haber portalı Axios'a konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump'ın 23 Ocak 2025 günü Kanada Başbakanı Mark Carney ile yapacağı kritik telefon görüşmesi öncesinde Beyaz Saray'ın iletişim sisteminde yaşanan bir aksaklık nedeniyle aramanın bir türlü başlatılamadığını anlattı. Yetkiliye göre Başkan Trump, birkaç başarısız denemenin ardından sinirlerine hakim olamayarak masasının üzerindeki Apple marka tableti kaptığı gibi Oval Ofis'in duvarına fırlattı. Tablet kullanılamaz hale gelirken, odadaki iki danışman ve bir güvenlik görevlisi duruma şaşkınlıkla tepki verdi. Olayın ardından bir Beyaz Saray sözcüsü, 'Başkan Trump'ın teknolojiyle arasının iyi olmadığı biliniyor. Bu tür küçük aksaklıkların yaşanması normaldir' açıklamasını yaptı. Ancak muhalif çevreler, Trump'ın liderlik vasfının yeniden sorgulanmasına neden olan bu davranışın, ABD'nin uluslararası itibarına gölge düşüreceği yorumunda bulundu.
Trump'ın öfke nöbetleri geçmişte de manşetlerde yer bulmuştu. Daha önce 2018'de bir askeri geçit töreni için planlanan atların kaldırılması üzerine ekibine telefon fırlattığı biliniyordu. 2020'de ise COVID-19 testi pozitif çıktığında sağlık ekibine bağırdığı rapor edilmişti. Yine 2021'de, bir televizyon röportajının ardından Oval Ofis'teki bir portreyi yumrukladığı iddia edilmişti. Bu son olay, Trump'ın öfke kontrolü sorununu yeniden gündeme taşıdı.
Avrupa liderleri alarmda: Gizli toplantı
Tablet kriziyle aynı günlerde, Avrupa kıtasından gelen bir başka haber daha çarpıcıydı. Financial Times gazetesinin haberine göre, 28 Avrupa ülkesinin lideri, 24 Ocak 2025 gecesi video konferans yöntemiyle gizli bir acil durum toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının gündemi, Trump'ın yeniden Beyaz Saray'a dönmesinin ardından ABD ile ilişkilerin olası bir kopuşa doğru evrilmesi durumunda atılacak adımlardı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in öncülüğünde yapılan toplantıya, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de katıldı. Kaynaklara göre liderler, özellikle Trump'ın NATO'nun savunma harcamaları konusundaki sert tutumu ve AB ile ticaret savaşının eşiğinde olunması nedeniyle, ABD'ye bağımlılığın azaltılması gerektiği konusunda mutabık kaldı.
Toplantıda, Avrupa Savunma Birliği'nin hızlandırılması, ortak bir enerji politikası oluşturulması ve stratejik özerklik kavramının somutlaştırılması kararlaştırıldı. Ayrıca, Trump'ın vaat ettiği gibi ABD'nin Ukrayna'ya yaptığı yardımı durdurması halinde, Avrupa'nın tek başına yeterli desteği verip veremeyeceği de masaya yatırıldı. Bir AB yetkilisi, 'Artık Transatlantik bağın sarsılmaz olduğu dönem bitti. Trump'ın geri dönüşü, Avrupa'nın kendi ayakları üzerinde durması için son uyarı oldu' dedi.
Küresel yansımalar ve jeopolitik analiz
Trump'ın öfke patlamaları, uluslararası arenada ABD'nin güvenilirliğini zedelerken, Avrupa'daki gizli toplantı Batı ittifakında derin bir güven bunalımının işareti olarak yorumlanıyor. ABD'de Demokrat Parti'den yapılan açıklamada, 'Trump'ın her geçen gün daha da kontrolsüzleşen davranışları, ülkemizi yönetmekten aciz olduğunu gösteriyor. Müttefiklerimizin sırtını dönmesine şaşırmamalıyız' denildi. Cumhuriyetçi Parti ise olayın abartıldığını ve Trump'ın sonuç odaklı bir lider olduğunu savundu. Uzmanlar, 2025'in ilk aylarında yaşanan bu iki gelişmenin, küresel jeopolitik dengeleri kalıcı olarak değiştirebilecek potansiyelde olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile Avrupa arasında yaşanan bu gerilimi yakından izlemektedir. ABD'nin krize girmesi ve Avrupa'nın stratejik özerklik arayışı, Türkiye'nin hem NATO içindeki konumunu hem de AB ile ilişkilerini etkileyebilir. Türkiye, Avrupa'nın savunma ve enerji alanında bağımsızlaşma çabalarına entegre olma fırsatı yakalayabilir. Ancak Trump'ın öngörülemez tutumu, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni iniş çıkışlara yol açabilir. Özellikle F-35 ve S-400 krizleri gibi dosyaların yeniden gündeme gelmesi muhtemeldir. Ankara'nın bu süreçte hem Washington hem de Brüksel ile dengeli bir diplomasi yürütmesi beklenmektedir.