Kanada Başbakanı Mark Carney, ülkede antisemitizmin II. Dünya Savaşı'ndan bu yana görülmemiş seviyelere yükseldiğini belirterek, federal hükümetin Yahudi toplumunu korumakta yetersiz kaldığını söyledi. Carney, başkent Ottawa'da yaptığı açıklamada, "Kanada, Yahudi toplumunu hayal kırıklığına uğratıyor ve Yahudiler hedef alınıyor" ifadelerini kullandı. Başbakan, son yıllarda sinagoglara yönelik saldırıların, Yahudi okullarına yönelik tehditlerin ve sokaklarda Yahudi sembolleri taşıyan kişilere yönelik sözlü ve fiziksel saldırıların arttığına dikkat çekti.
Gelişmenin arka planı: Kanada'da artan antisemitizm
Kanada İstatistik Kurumu verilerine göre, 2023 yılında polise bildirilen Yahudi karşıtı olay sayısı bir önceki yıla göre yüzde 71 artarak 4.300'ü aştı. Bu rakam, 2021'de 2.800, 2022'de 2.500 civarındaydı. En büyük sıçrama, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırı ve ardından Gazze'de başlayan savaşla birlikte yaşandı. Carney, "Ülkemizin dört bir yanındaki Yahudi Kanadalılar, İsrail-Filistin ihtilafından bağımsız olarak hedef alınıyor. Bu kabul edilemez" dedi.
Başbakan, özellikle Toronto, Montreal ve Vancouver gibi büyük şehirlerde Yahudi toplumunun kendini güvende hissetmediğini aktardı. Montreal'de bir sinagogun yakınına molotof kokteyli atılması, Toronto'da Yahudi öğrencilerin kampüslerde taciz edilmesi olaylarına atıfta bulundu. Carney, hükümetin 2022'de açıkladığı Antisemitizmle Mücadele Stratejisi'nin yeterli kaynakla desteklenmediğini ve sahadaki uygulamaların zayıf kaldığını eleştirdi.
Bölgesel ve küresel boyut: Batı'da yükselen Yahudi karşıtlığı
Kanada'daki bu tablo, Batı dünyasında genel bir eğilimin parçası. Fransa, Almanya, İngiltere ve ABD'de de 7 Ekim sonrası antisemitik olaylarda belirgin artış yaşandı. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı'nın 2024 raporuna göre, Avrupa'daki Yahudilerin yüzde 96'sı antisemitizmle karşılaştığını belirtiyor. Carney, bu küresel yükselişin arkasında sosyal medyada nefret söyleminin yaygınlaşması, siyasi kutuplaşma ve Orta Doğu'daki çatışmanının yerel topluluklara yansıması olduğunu söyledi.
Kanada'da sol eğilimli grupların Filistin yanlısı protestoları sırasında zaman zaman Yahudi karşıtı sloganlar atması, sağcı grupların ise göç ve kimlik politikaları üzerinden antisemitizmi körüklemesi dikkat çekiyor. Carney, "Bu sadece bir siyasi yelpazenin sorunu değil; hem aşırı soldan hem de aşırı sağdan Yahudi düşmanlığı besleniyor" diyerek toplumsal uzlaşı çağrısı yaptı. Özellikle üniversite kampüslerinde yaşanan gerilimler, Kanada'nın çokkültürlü yapısını zorluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'daki antisemitizm dalgası, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel Yahudi toplumu ve İsrail ile ilişkiler bağlamında dolaylı yansımalar yaratabilir. Türkiye, son yıllarda hem İsrail'le diplomatik normalleşme hem de Filistin davasına destek arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Kanada'da Yahudi karşıtlığının artması, uluslararası kamuoyunda antisemitizmle mücadeleyi yeniden gündeme taşırken, Türkiye'nin bu konudaki tutumu (örneğin, İsrail'e yönelik eleştirilerinin antisemitizmle karıştırılmaması) daha dikkatli izlenebilir. Ayrıca, Kanada'da yaşayan Türk ve Müslüman toplumunun da benzer ayrımcılık riskiyle karşı karşıya olduğu unutulmamalı; bu gelişme, Türk yetkililerin Kanada'daki vatandaşlarının güvenliği konusunda daha proaktif olmasını gerektirebilir.