ABD ile Kanada arasında serbest ticaret anlaşmasını güncellemek için yürütülen müzakereler, Cuma gecesi dolacak süre öncesinde son ana kadar sürüyor. Kanada'nın baş müzakerecisi Chrystia Freeland, anlaşmaya hâlâ mesafe olduğunu belirterek "Daha yapacak çok işimiz var" ifadesini kullandı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık 700 milyar doları aşıyor ve taraflar, mevcut Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yerine geçecek yeni bir çerçeve üzerinde uzlaşmaya çalışıyor.
Görüşmelerin arka planı ve kritik başlıklar
Müzakereler, ABD Başkanı Donald Trump'ın NAFTA'yı "felaket" olarak nitelendirip yeniden müzakere talebiyle başladı. Süreç boyunca özellikle otomotiv sektörü, süt ürünleri ve fikri mülkiyet hakları gibi konular anlaşmazlık noktalarını oluşturdu. ABD, otomobillerde yerli içerik oranının yüzde 50'den yüzde 85'e çıkarılmasını ve çelik ile alüminyum ithalatına getirdiği gümrük vergilerinin kaldırılması için bağlayıcı taahhütler istiyor. Kanada ise ABD'nin anti-damping soruşturmalarına karşı koruma mekanizmasının ve uyuşmazlık çözüm sürecinin korunmasında ısrarcı.
Freeland, Washington'da yaptığı açıklamada, görüşmelerin "yoğun ve yapıcı" bir atmosferde sürdüğünü ancak henüz bir anlaşma sağlanamadığını söyledi. Kanada Başbakanı Justin Trudeau da daha önce yaptığı açıklamada, Kanada'nın ulusal çıkarlarını koruyacak bir anlaşma imzalamaya hazır olduğunu ancak kötü bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini vurgulamıştı. ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer ise müzakerelerde "ilerleme kaydedildiğini" ancak "kritik sorunların çözülmediğini" belirtti.
Sürenin dolması halinde ne olacağı belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, anlaşma sağlanamazsa ABD'nin Kanada'ya otomotiv sektörüne yönelik yüzde 25'lik gümrük vergisi uygulayabileceğini, bunun da iki ülke arasındaki ticari ilişkileri ciddi şekilde etkileyebileceğini ifade ediyor. Kanada, ABD'nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi günlük yaklaşık 2 milyar doları buluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Müzakerelerin sonucu sadece iki ülkeyi değil, tüm Kuzey Amerika ekonomisini etkileyecek. Meksika, ABD ile ağustos ayında ön anlaşmaya varmıştı ve Kanada'nın da katılımıyla üçlü anlaşmanın imzalanması bekleniyor. Anlaşmanın sağlanamaması durumunda Kuzey Amerika'daki tedarik zincirleri olumsuz etkilenebilir; otomotiv, tarım ve enerji sektörlerinde belirsizlik artabilir. Küresel ölçekte ise iki ülke arasındaki ticaret savaşının, dünya ekonomisinin büyüme beklentilerini zayıflatabileceği ve diğer ülkelerle yürütülen ticaret müzakerelerine de yansıyabileceği değerlendiriliyor. Özellikle ABD'nin Çin ile yaşadığı ticaret gerilimi göz önüne alındığında, Kanada ile sağlanacak bir anlaşmanın ABD'nin ticaret politikası açısından stratejik önemi büyük.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel ticaret savaşlarının yaşandığı bu dönemde ihracata dayalı büyüme stratejisi nedeniyle gelişmeleri yakından izliyor. ABD ve Kanada arasındaki anlaşmanın sağlanması, küresel piyasalarda istikrarı artırarak Türkiye'nin dış ticaretine dolaylı olarak olumlu yansıyabilir. Ancak anlaşma sağlanamazsa, küresel ticaretin daralması ve korumacılığın artması, Türkiye'nin ABD ile olan ticaret hacmini de olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin ticaret müzakerelerindeki agresif tutumu, Türkiye'nin ABD ile yaşadığı ticaret anlaşmazlıklarında (örneğin çelik tarifeleri) benzer bir yaklaşımla karşılaşabileceğini gösteriyor. Bu nedenle Türkiye'nin, ticaret politikalarını çeşitlendirmesi ve yeni pazarlar araması önemini koruyor.