Kanada, ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği gümrük vergilerine karşılık olarak Salı günü misilleme tarifelerini açıklamaya hazırlanıyor. Başbakan Mark Carney, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD'nin tarifelerine birebir aynı oranda karşılık verme yaklaşımını yeniden değerlendirmek zorunda kalabileceğini belirtti. Bu açıklama, iki ülke arasındaki ticaret savaşının giderek tırmandığı bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, geçtiğimiz haftalarda çelik ve alüminyum ithalatına sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulayacağını duyurmuştu. Bu karar, Kanada'nın yanı sıra Avrupa Birliği ve diğer birçok ülkeyi de etkiliyor. Kanada, ABD'nin en büyük çelik ve alüminyum tedarikçisi konumunda. 2018'deki benzer bir uygulamada Ottawa, ABD'ye yönelik 16.6 milyar Kanada doları tutarında misilleme tarifesi uygulamıştı. Şimdi ise Carney hükümeti, daha hedefli ve stratejik bir yaklaşım benimsemeyi değerlendiriyor.
Carney, Ottawa'da düzenlediği basın toplantısında, "ABD'nin tarifelerine aynı şekilde karşılık vermek her zaman en etkili yol olmayabilir. Farklı sektörleri ve tüketicileri koruyacak şekilde hareket etmeliyiz" dedi. Başbakan, misilleme listesinin Salı günü açıklanacağını ve bu listenin ABD'li üreticiler üzerinde ekonomik etki yaratacak ürünleri kapsayacağını ifade etti. Uzmanlar, Kanada'nın özellikle tarım ürünleri, tüketim malları ve bazı endüstriyel ürünlere yönelik tarifeler uygulayabileceğini öngörüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Ticaret savaşı sadece Kanada ve ABD'yi etkilemiyor. Küresel piyasalarda dalgalanmalar yaşanırken, uluslararası ticaret örgütleri bu durumun dünya ekonomisine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. ABD'nin vergi kararları, birçok ülkeyi misilleme kararı almaya itti. Avrupa Birliği, ABD'nin tarifelerine karşı kendi önlemlerini hazırlarken, Çin de benzer adımlar atmıştı. Ihracata dayalı ekonomiler için tarife artışları, ciddi ticaret kayıplarına yol açabiliyor.
Kanada ve ABD arasındaki ticaret hacmi yıllık 700 milyar doları aşıyor. İki ülke birbirinin en büyük ticaret ortakları konumunda. Bu nedenle yaşanan gerilim, küresel tedarik zincirlerinde de aksamalara neden olabilir. Ekonomistler, ticaret savaşının büyümesi halinde her iki ülkedeki tüketici fiyatlarının artabileceğini ve iş kayıpları yaşanabileceğini dile getiriyor. Ayrıca, Kanada'nın ABD'ye olan enerji bağımlılığı düşünüldüğünde, enerji sektöründe de çapraz yaptırımların gündeme gelebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile yaşadığı ticaret anlaşmazlıklarında benzer bir durumu deneyimlemiş bir ülke. Kanada'nın izlediği "birebir oranda karşılık vermeme" stratejisi, Ankara için de örnek teşkil edebilir. Türkiye'nin ABD ile ticaretinde tarife savaşlarından ziyade diplomatik çözüm arayışları öne çıkıyor. Ancak küresel ticaretteki bu belirsizlik, gelişmekte olan ülkelerin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin çelik ve alüminyum sektörleri, ABD'nin korumacı politikalarından daha önce zarar görmüştü. Ankara'nın bu süreçte hem kendi pazarlarını koruyacak önlemleri alması hem de uluslararası ticaret kuralları çerçevesinde haklarını araması önem taşıyor. Bu gelişme, küresel ticaret sisteminde korumacılığın arttığı bir döneme işaret ediyor ve Türkiye'nin ticaret stratejisini bu gerçeğe göre gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor.