Kanada hükümeti, ABD'nin çelik ve alüminyum ürünlerine uyguladığı gümrük tarifelerine misilleme olarak 25 Ağustos Pazartesi günü yeni bir dizi karşı önlem açıklayacağını bildirdi. Başbakan Mark Carney, mevcut ticaret anlaşmazlığında Kanada'nın ABD'nin uyguladığı tarifeleri birebir eşleştirme politikasından vazgeçebileceğini belirterek, daha hedefli ve misilleme odaklı bir stratejiye geçilebileceğinin sinyalini verdi. Bu açıklama, Kuzey Amerika'daki ticari gerilimlerin derinleştiği bir dönemde geldi ve piyasalarda yakından takip ediliyor.
Ticaret savaşında yeni cephe
ABD Başkanı Donald Trump'ın çelik ve alüminyum ithalatına uyguladığı yüzde 25 oranındaki gümrük vergileri, Kanada ekonomisini doğrudan hedef alıyor. Kanada, ABD için en büyük çelik ihracatçısı konumunda bulunurken, söz konusu sektörde on binlerce kişiye istihdam sağlıyor. Ottawa yönetimi, bu tarifelerin mevcut ticaret anlaşmalarına aykırı olduğunu savunuyor ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde girişimlerde bulunmuş durumda.
Başbakan Carney, 24 Ağustos Cumartesi günü yaptığı açıklamada, 'Kanada'nın önceliği işçilerimizi ve işletmelerimizi korumaktır. Bu doğrultuda, ABD'nin her dolarına bir dolarla karşılık vermek yerine, etkisi daha yüksek ve daha hedefli misilleme önlemlerini değerlendiriyoruz.' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Kanada'nın ticaret stratejisinde önemli bir değişikliğe işaret ediyor.
Uzmanlara göre, Kanada'nın yeni stratejisi, ABD'nin belirli eyaletlerindeki hassas sektörleri ve politik olarak etkili bölgeleri hedef alan ürünler üzerinden şekillenebilir. Örneğin, Kentucky'deki burbon viskisi üreticileri veya Wisconsin'deki süt ürünleri sektörü, olası misilleme listesinin başında yer alıyor. Bu yaklaşım, ABD'deki iç siyasi dinamikleri etkilemeyi amaçlıyor.
Kuzey Amerika ticaretinde yeni dönem
Bu gelişme, ABD-Meksika-Kanada Anlaşması'nın (USMCA) gölgesinde yaşanıyor. Anlaşmanın, Trump yönetiminin baskısı sonucu 2026 yılında gözden geçirilmesi bekleniyor. Taraflar arasındaki ticaret hacmi yıllık 1,5 trilyon doları aşıyor ve herhangi bir tırmanma, kıta genelinde tedarik zincirlerini etkileme potansiyeli taşıyor.
Kanada'nın misilleme kararı, yalnızca ekonomik boyutuyla sınırlı kalmayacak. Siyasi analistler, Ottawa'nın bu adımının, ABD ile ilişkilerde yeni bir gerilim dönemine işaret ettiğini vurguluyor. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, son dönemde çeşitli konularda zaten gergin bir seyir izliyordu. Öte yandan, Kanada'nın ticaret ortaklarıyla çeşitlendirme çabaları kapsamında Asya-Pasifik bölgesine yönelik yeni ticaret anlaşmaları da gündemde.
Piyasa analistleri ise, Kanada'nın hedefli misilleme stratejisinin ABD ekonomisi üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini, ancak ABD'li çiftçiler ve üreticiler üzerinde yaratacağı belirsizliğin uzun vadeli sonuçları olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada-ABD ticaret savaşı, küresel ticaret sistemindeki korumacı eğilimlerin bir yansıması olarak Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, ihracata dayalı büyüme stratejisi izlerken, büyük ekonomiler arasındaki ticari anlaşmazlıklar yeni fırsatlar yaratabileceği gibi riskler de barındırıyor. Türk çelik sektörü, ABD'nin çelik tarifelerinden daha önce etkilenmişti. Bu nedenle Kanada'nın misilleme kararı, benzer önlemler almak isteyen diğer ülkeler için örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme politikası kapsamında, ABD ve Kanada'daki korumacı politikalar, Türk ürünleri için alternatif pazarların önemini artırıyor. Ankara'nın, ticaret savaşlarından etkilenmemek için bölgesel anlaşmalara ve yeni pazarlara yönelik adımları hızlandırması bekleniyor.