ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı giderek kızışırken, Ottawa yönetimi Washington'a ekonomik olarak zarar verebilecek bir dizi misilleme aracını masaya yatırıyor. Kanada'nın ihracatının yaklaşık %70'ini ABD'ye yapması, ülkeyi savunmasız gösterse de; enerji kaynakları, kritik mineraller ve eyalet düzeyindeki ticari ilişkiler, Kanada'ya önemli bir pazarlık gücü sağlıyor. Başbakan Mark Carney'in liderliğindeki hükümet, ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük tarifelerine karşı misilleme seçeneklerini değerlendiriyor. Bu kapsamda, ABD'ye elektrik ihracatının kesilmesi, uranyum ve potasyum gibi stratejik madenlerin satışının kısıtlanması ve Amerikan teknoloji devlerine yönelik vergiler gibi adımlar öne çıkıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 yılının başından itibaren Kanada'dan yapılan ithalata %25, enerji ürünlerine ise %10 oranında ek gümrük tarifesi uygulamaya başladı. Trump, bu adımı ulusal güvenlik gerekçesiyle savunurken, Kanada'yı ABD'nin 51. eyaleti yapma söylemini de zaman zaman yineleyerek gerilimi artırdı. Kanada ise ilk etapta ABD'den ithal edilen ürünlere karşılık gelen tarifelerle yanıt verdi. Ancak Ottawa, ticaret savaşının daha da derinleşmesi halinde elindeki daha güçlü kozları kullanmayı planlıyor.
Kanada'nın en büyük avantajı, ABD'nin enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılaması. Özellikle Alberta'dan çıkarılan petrol, ABD'nin Ortabatı rafinerileri için kritik önem taşıyor. Ayrıca Kanada, ABD'nin elektrik ihtiyacının %15'ini karşılıyor ve bu oran New York, Michigan gibi eyaletlerde çok daha yüksek. Uzmanlara göre Kanada'nın enerji ihracatını kısması, ABD'de akaryakıt fiyatlarını hızla artırabilir ve Trump'ı siyasi olarak zor durumda bırakabilir. Bununla birlikte, Kanada'nın da bu adımdan ekonomik olarak etkileneceği ve uzun vadeli enerji anlaşmalarını riske atabileceği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ticaret savaşı yalnızca iki ülkeyi değil, küresel ekonomiyi de etkiliyor. Kanada, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olmasının yanı sıra, G7 ve NATO gibi örgütlerde kilit bir üye. İki ülke arasındaki gerilim, küresel piyasalarda belirsizlik yaratırken, Avrupa Birliği ve diğer ülkeler de ABD'nin korumacı politikalarına karşı kendi önlemlerini alıyor. Uzmanlar, ticaret savaşının küresel tedarik zincirlerinde kalıcı değişikliklere yol açabileceğini ve dünya ekonomisini resesyona sürükleyebileceğini ifade ediyor.
Kanada'nın misilleme seçenekleri arasında, ABD'nin bazı eyaletlerine yönelik hedefli saldırılar da bulunuyor. Örneğin, Kanada, Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılan ancak Trump'ın politikalarına mesafeli duran eyaletlerle iş birliği yaparak, federal hükümete karşı muhalefet oluşturmaya çalışabilir. Ayrıca, Kanada'nın kritik mineral rezervleri (lityum, nikel, kobalt) ABD'nin yeşil enerji dönüşümü için vazgeçilmez. Bu madenlerin ihracatının kısılması, ABD'nin yenilenebilir enerji projelerini yavaşlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşının Türkiye'ye doğrudan bir yansıması olmasa da, küresel ekonomik istikrar üzerinden dolaylı etkiler yaratması bekleniyor. Türkiye, ABD ile ticaretinde benzer tarife riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, küresel ticarette yaşanan korumacı dalga, Türkiye'nin ihracat pazarlarında daralmaya yol açabilir. Enerji fiyatlarındaki olası artış, Türkiye'nin cari açığı üzerinde baskı oluşturabilir. Bu nedenle Türkiye, ticaret ortaklarını çeşitlendirme ve yerli üretimi artırma politikalarını hızlandırmalıdır.