Kanada'da, ABD Büyükelçisi David Cohen'in sınırdışı edilmesi yönündeki çağrılar hızla büyüyor. Özellikle eski Başkan Donald Trump'ın Kanada'yı '51. eyalet' olarak ilhak etme yönündeki açıklamalarının ardından iki ülke arasındaki gerilim tırmanmış durumda. Bu çağrıların, sonbaharda yapılacak federal seçimlerde önemli bir seçim malzemesi haline gelmesi bekleniyor. Pew Araştırma Merkezi'nin güncel verileri, Kanadalıların yalnızca %35'inin ABD'yi güvenilir bir ortak olarak gördüğünü ortaya koyuyor; bu oran, ikili ilişkilerin son yıllarda ne kadar yıprandığının çarpıcı bir göstergesi.
Gelişmenin Arka Planı
Kanada'da muhalefetteki Muhafazakar Parti milletvekilleri ve bazı sivil toplum örgütleri, Büyükelçi Cohen'in Kanada'nın iç işlerine karıştığını ve Trump'ın '51. eyalet' söylemini desteklediğini öne sürerek sınırdışı edilmesini talep ediyor. Özellikle Cohen'in, Trump'ın Kanada Başbakanı Justin Trudeau'ya yönelik 'Vali' hitabını kullanması ve bazı Kanada siyasetçileriyle doğrudan temas kurması, egemenlik ihlali olarak yorumlanıyor. Bu durum, Kanada kamuoyunda geniş yankı bulurken, hükümet üzerinde de baskı oluşturuyor.
Pew Araştırma Merkezi'nin anketine göre, Kanadalıların yalnızca %35'i ABD'yi güvenilir müttefik olarak görüyor. Bu oran, 2020'de %51 iken bugünkü seviyelere gerilemiş durumda. Anket ayrıca, Kanadalıların %57'sinin ABD'yi 'güçlü ama güvenilmez' olarak nitelendirdiğini gösteriyor. Özellikle ticaret anlaşmazlıkları, çelik ve alüminyum tarifeleri ve ABD'nin Kanada kerestesine yönelik antidamping vergileri, ikili ilişkileri zedeleyen başlıca ekonomik konular arasında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gerilim, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Kuzey Amerika'nın jeopolitik dengelerini de etkiliyor. Uzmanlar, Kanada'nın ABD'ye olan ekonomik bağımlılığının, bu tür söylemler karşısında kırılganlık yarattığını belirtiyor. Öte yandan, Kanada'nın Çin ile ilişkilerini geliştirme ve ticaretini çeşitlendirme çabaları, ABD'nin bu bölgedeki etkisini azaltabilecek bir faktör olarak görülüyor.
Biden yönetiminin, Trump dönemindeki sert tutumu yumuşatmaya çalışmasına rağmen, Kongre'de ve kamuoyunda Kanada karşıtı söylemlerin güçlendiği gözlemleniyor. Sonbaharda yapılacak Kanada federal seçimleri öncesinde, ABD karşıtlığı üzerinden oy toplamaya çalışan partilerin, Büyükelçi Cohen'i hedef alması bekleniyor. Bu süreç, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin daha da gerilmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kanada ile ABD arasındaki bu gerilimi, ittifakların sürdürülebilirliği açısından dikkatle izliyor. Benzer şekilde Türkiye de ABD ile zaman zaman müttefiklik ilişkisinde kırılmalar yaşamış bir ülke olarak, bu tür süreçlerin diplomatik kanalların işletilerek yönetilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, Kanada'nın ABD'ye olan bağımlılığının sorgulanması, Türkiye'nin çok yönlü dış politika vizyonuyla örtüşen bir gelişme. Türkiye, bu krizin çözümünde diyaloğun önemine vurgu yaparak, bölgesel istikrarın korunmasına katkı sağlanabileceğini düşünüyor.